sena

sena
151 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
10/10
·200 syf.·
2020 6. kitabı
Kitapların altını çizmek huyum değildir ama bu kitapta bolca yerin altını çizerken buldum kendimi. İnsan, Sokrates'in cümlelerini kafasına kazımak istiyor. Bir kere daha erdemli insanlara karşı sergilenen "kaba" tavrı görmüş oldum bu kitapta.Bahsettiğim kabalık,erdemli bir insanın hayatına son vermeye kadar gidebiliyor. Sokrates,kendini Tanrı tarafından uyandırmak amacıyla halka gönderilen bir at sineği olarak görüyor.Bana sorarsanız her insan böyle olmalı,böyle düşünmelidir.Erdemli olmayı ve insanlara yarar sağlamayı görevi olarak görmelidir. İnsanlar, bunu beceremedikleri yetmiyormuş gibi sayılı bulunan bu erdemli insanları basit bir darbeyle öldürüyor. Sonra bu ölümün erdemli kişiye zarar,kendilerine yarar olacağını düşünüyorlar. Aslında bu ölüm, erdemli kişinin değil halkın ÖLÜMÜDÜR. son olarak son nefesinde çocuklarına borçlarını ödemeleri konusunda yaptığı uyarı,son nefesini verirken de erdemli tavrını koruduğunun örneğidir.
Edebiyat
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·200 syf.·
2020 4. kitabı
Kitabın başlığına baktıktan sonra içimde bir merak uyandı daha sonra sunuş kısmını okudum ve kitap gerçekten de ilgimi çekti. Bence felsefe ile yakından ilgilenen kişiler için basit kalacak türde bir kitap fakat felsefeyle yeni tanışanlar,tanışmak isteyenler için ideal kitaplardan biri. Kitap,felsefeyi herkesin anlayabileceği bir düzeye getirmiş,okuyan kişiler zevk alacaktır eminim ki. Ve felsefe hakkındaki bilgisine göre de okuyan kişi farklı şeyler alacaktır bu kitaptan. Örnek vermek gerekirse felsefe hakkında bilgileri belirli bir düzeye gelen kişi ve felsefeye yeni başlayan bir kişinin kitap hakkındaki değerlendirmesi çok başka olacaktır. Benim ilgimi çeken kısımsa kitabın,daha önceden bildiğim onlarca fıkraya çok farklı açılardan bakmamı,felsefi yönden bakmamı sağlaması oldu. Ve "güldürürken düşündürmek" diye kalıplaşmış bir cümle vardı.Küçükken ne demek olduğuna anlam vermezdim,biraz büyüyünce anlamıştım. Bence bu kitap gerçekten güldürürken düşürmeyi başaran bir kitap. Kitapta beğendiğim kısımlardan birini buraya eklemek istiyorum: DIMITRI: Ha, sen mutlak gerçeklik yoktur, gerçeklik görelidir diyenlerdensin yani. TASSO: Aynen. DIMITRI: Eminsin yani? TASSO: Mutlaka.
Edebiyat
Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara GirerDaniel Klein · Aylak Kitap · 20122,420 okunma
Puan vermedi·303 syf.·
2020 3. kitabı
Kitap, Fransa'nın sömürgesindeki Cezayir'in Oran şehrinde Veba salgınını,salgın sürecini ve bu salgının etkilerini anlatıyor. Kitabı, Türkiye’de Covid-19’un baş gösterdiği Mart ayında karantina için evime gitmeden önce almış evime geçince beş günde okumuştum. Albert Camus, Oran kentini ve kentin insanlarını takdir edilesi bir biçimde betimliyor.Bu kitabın okuru, kitabı okurken içinde bulunduğumuz salgın sürecine benzer birçok şey görecektir (sağlık çalışanları hakkındaki yorumları başta olmak üzere,salgının insan psikolojisine etkisini ve benzeri durumları) ve kitabı okurken Camus’a hayran kalacaktır. Kitaptan bir alıntı ile incelememi sonlandırmak istiyorum: Öte yandan birçoğu, salgının duracağını ve bundan kurtulacaklarını umut ediyordu. Sonuçta, henüz hiçbir konuda bir zorunluluk duymuyorlardı. Onların gözünde veba, nasıl geldiyse bir gün öyle gidecek istenmeyen bir konuk gibiydi. Korkmuşlardı, ancak umutsuz değillerdi; vebaya kadar sürdürdükleri varoluşu unutacakları, vebanın onların yaşam biçimi olarak karşılarına çıkacağı o an daha gelmemişti. Sonuçta beklemedeydiler.
Edebiyat
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,5bin okunma
mutlaka okunması gereken kitapla ilgili ifade edemeyişlerimle dolu ilk incelemem
10/10
Kitapta yeğenleri için ekmek çalan,çaldığı bir ekmek parçası için hapse atılan bir kürek mahkumunu anlatıyor.Kitaptan şu kısmı eklemeliyim:"14 yaşındayken, karnını doyurmak için bir parça ekmek çaldım.Bu yüzden zindana attılar ve 6 ay bedava ekmek verdiler.Hayatın adaleti budur işte." Daha sonra hapisten çıkmasına rağmen özgür olamadığını görüyoruz.Bu kısmı da beni fazlasıyla etkiledi.Biz sanıyoruz ki cezasını çekti ve bitti.Hayır.Öyle olmuyor.Toplum ona 19 yıllık kürek mahkumu olarak bakıyor.Kitaptan şu kısmı eklemeliyim burada:"Özgürlük kurtuluş değildir. Hapisten çıkılır, mahkumiyetten değil." Sanki o gibi insan değilmiş muamelesi görüyor.Çünkü sarı pasaportlu,çünkü sadece yeğenlerini doyurmak için ekmek çaldı.Cezasını çekti ama çekmemişcesine muamele görüyor.Resmen toplum o noktada o eski mahkumu tekrar suça itiyor.Bu adam itiliyor suça fakat sonra olaylar onu mükemmel bi' insan yapıyor.Tabi yine toplum yüzünden kimlik değiştirmek zorunda olsa da.Bu süreçte hayatına dokunan,hayatına dokunduğu insanları görüyoruz.Her şeye rağmen topluma yararlı olmak için çabalayan bu adama hayran kaldım.Mutlu olacağı bir anı kovalayan bu adama. Kitabın bir bölümünde gidip kimliğini itiraf etmek ve etmemek arasında kalıyor,orda kendiyle verdiği savaş da beni çok etkiledi. Kitapla ilgili yazmak istediğim çok şey var fakat spoiler içeren bir inceleme olsun istemiyorum.Ve bu incelemeyi kitaptan şu sözlerle bitireyim: "Mutluluk, elde etmek için peşinden koşulacak; sonra da kaybetmemek için çaba sarfedilecek bir şey değildir. Mutluluk, senden bağımsız olarak istediği zaman gelir, dokunur sana."
SefillerVictor Hugo · Kum Saati Yayınları · 0105,1bin okunma