Kitap, Fransa'nın sömürgesindeki Cezayir'in Oran şehrinde Veba salgınını,salgın sürecini ve bu salgının etkilerini anlatıyor.
Kitabı, Türkiye’de Covid-19’un baş gösterdiği Mart ayında karantina için evime gitmeden önce almış evime geçince beş günde okumuştum.
Albert Camus, Oran kentini ve kentin insanlarını takdir edilesi bir biçimde betimliyor.Bu kitabın okuru, kitabı okurken içinde bulunduğumuz salgın sürecine benzer birçok şey görecektir (sağlık çalışanları hakkındaki yorumları başta olmak üzere,salgının insan psikolojisine etkisini ve benzeri durumları) ve kitabı okurken Camus’a hayran kalacaktır. Kitaptan bir alıntı ile incelememi sonlandırmak istiyorum:
Öte yandan birçoğu, salgının duracağını ve bundan kurtulacaklarını umut ediyordu. Sonuçta, henüz
hiçbir konuda bir zorunluluk duymuyorlardı. Onların
gözünde veba, nasıl geldiyse bir gün öyle gidecek istenmeyen bir konuk gibiydi. Korkmuşlardı, ancak umutsuz değillerdi; vebaya kadar sürdürdükleri varoluşu unutacakları, vebanın onların yaşam biçimi olarak karşılarına çıkacağı o an daha gelmemişti. Sonuçta beklemedeydiler.