Bir kadın, bir adama, kendisine domuz dediği için hakaret davası açmıştır. Adam suçlu bulunur ve tazminat ödemeye mahkûm edilir. Dava bitiminde adam yargıca, "Yani ben artık Bayan Harding'e domuz diyemeyecek miyim?" diye sorar.
"Öyle." der yargıç.
"Peki, bir domuza Bayan Harding diyebilir miyim?"
"Tabii." der yargıç. "herhangi bir domuza Bayan Harding diyebilirsiniz."
Adam bunun üzerine Bayan Harding'e bakar, "İyi günler dilerim, Bayan Harding." der.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Descartes herhalde asla "Cogito ergo sum" ("Düşünüyorum öyleyse varım") dememiş olmayı dilerdi. Ne de olsa artık hemen herkes onu sadece bu cümlesiyle hatırlamaktadır. Ha bir de bu cümleyi bir ekmek fırınının içinde otururken söylediği gerçeğiyle.
Öldürülenin yabancı ya da akraba olması arasında herhangi bir fark gözetmen ne kadar da gülünç Sokrates.Düşünülmesi gereken tek şey,katilin cinayeti işlerken haklı mı yoksa haksız mı olduğu.Katil eğer haklıysa serbest bırakılmalı,haksızsa aynı evi ve aynı sofrayı paylaştığın biri de olsa adalete teslim edilmelidir.