Bu yolculukta beni hep izleyen, en olmadık yerde karşıma çıkıverecekmiş gibi yapan, sonra kaybolan, kaybolduğu için de kendini aratan bir bakış gördüm; suçtan günahtan çoktan arınmış yumuşak bir bakış... Ben o bakış olabilmek isterdim. O bakışın gördüğü dünyada olmak isterdim.
Dün gece yaşadığımız depremden sonra aklıma bu not geldi yine.
Enkazda çalışırken bulmuştuk bu notu.
Tarih 8 Şubat Çarşambaydı.
Gece saat 23:00 civarıydı.
Gönüllü olarak gittiğimiz Hatayda arama kurtarma çalışmalarına karınca kararınca yardım etmeye çalışıyorduk.
Enkaz üzerinden moloz yığınlarını taşıyarak çöpleri temizliyorduk.
Tam o esnada, kürekle çalışan arkadaşım moloz yığınları arasından küçük bir kağıt parçası buldu.
Elinde uzun süre tutup okuduğunu görünce dikkatimi çekti benimde.
Hemen yanına yaklaştım ve kağıdın üzerindeki notu okumaya başladım.
Şöyle yazıyordu;
“Sevginin neden soyut olduğunu daha iyi anlıyorum sanırım. Çünkü dünya üzerindeki hiç bir nesne sana olan sevgime denk değil.”
Bu cümleyi okuduğum anda içim paramparça olmuştu.
Öylesine çok etkilenmiştim ki, bu sözleri unutmamak için kaydetmiştim.
Çünkü cümledeki anlam derinliği bir yana çok daha acı bir gerçeği hatırlatmıştı bu not bana.
Yüzümde tokat gibi patlayan bir gerçekti bu!