Herkes gibi yaşasaydım
eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi
avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir
yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice
eşya, yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye,
varolmaya, ‘dar çevre yitikleri’nde önem kazanmaya…
Her insanın anılarında herkese söyleyemeyeceği, ancak
dostlarına açabileceği şeyler vardır. Hatta dostlarına bile
açılamayacak, gizli kalması koşuluyla yalnız kendi kendimize
itirafta bulunacağımız durumlar olur. Ama bir de öyleleri
vardır ki, kendi kendimize bile açmaktan korkarız. Her aklı
başında insanın dağarcığında bile böyleleri yığınla bulunur.