Kim kimden hesap sorar? Mazlum zalimden, haklı haksızdan, sömürülen sömürenden, gelen gidenden mi? Yoksa hesap
sormak, sadece güçlü duruma geçmiş olanın, güçsüzü, neyin adına olursa olsun, hesaba çekmesi mi demek?
Batılı silah tüccarlarının ortalığı kızıştırmaları sonucu, millî gelirlerin akıl almaz bir bölümünü batıya top-tüfek parası
olarak ödemesi sonucu Doğu ülkelerinde milyonlarca çocuk aç ve perişandır. Batılı ilaç firmalarının büyük paralar
karşılığında doğuya sattığı bayat ilaçlar yüzünden, milyonlarca çocuk, ilaç zehirlenmeleriyle hastadır, komadadır ya da daha
anasının karnında ölmektedir.
Batı, sömürmeye öylesine alışmıştır ki sonunda kendi kendini, kendi insanını, kendi duygularını, kendi kaba ve dünyevî
menfaatlerini bile sömürür hale gelmiştir. Güllük gülistanlık bir Avrupa kentinde yemyeşil bir parkta güneşlenen, emekli
olmuş yaşlı başlı kişilerin bile, bakışlarıyla birbirlerini sömürdükleri ve onlarda istismar edecek bir şeyler aradıklarını
görürsünüz.
Bakın, kalbimin inancını söyleyeceğim: Kazanan biz olacağız!
Sosyalizm, devrim, batıcılık kangrenlerini kesip attığımız gün.
Ve bütün dünya Müslümanlarıyla birlikte.