" Sen benim nasıl söylesem bilmem ki, her tür teşbih yetersiz kalır çünkü sen benim herşeyimdin işte, tüm hayatımdın. Her şey ancak seninle ilintiliyse hayatımda vardı, hayatımdaki her şey ancak seninle bağlantılıysa bir anlam taşıyordu."
" Her bir ayrıntıyı tutkuyla hatırlıyorum, seni ilk duyduğum, ilk gördüğüm günü, anı bile bugünmüş gibi hatırlıyorum, nasıl hatırlamam ki, zira hayat benim için o zaman başladı."
" O hayat ki ancak seni tanıdığım gün gerçekten başladı. Senden önceki hayatım, hafızamın derinliklerinde kalmış bulanık ve muğlak bir şey; yüreğime artık yabancı, örümcek ağlarıyla kaplı tozlu nesneler ve insanlarla dolu bir mahzendi sadece."
"Çocukluğumuzdan itibaren yaşadığımız her his bir birikinti halinde içimizde varlığını sürdürür. Bu his birikintileri savunma mekanizmalarının kökenini oluşturur. Eğer bugün yaşama dair bir takım sözünlemeler ve öngörüler taşıyor, bazı olaylara tepkisel yaklaşıyor, kimi olaylar karşısında huzursuzluk duyuyorsak, işte bunlar köken hislerin yol göstericiliğindendir."