Sena Sözer

Puan vermedi·220 syf.··
2026 74. kitabı
Kitab Gülistan bi’t-Türk Sadi’nin 1258 yılında yazdığı Gülistan adlı eserinin bilinen en eski tarihli Türkçe tercümesidir. 1 Eylül 1391 tarihinde tamamlanan tercüme Seyf-i Sarayî tarfından Kıpçak Türkçesiyle yazılmıştır. Tercümeden çok adaptasyon karakterinde olan eserin yazarı Seyf-i Sarayî hakkında bilinenler oldukça sınırlıdır. Adından Altın Ordu’nun başkenti Saray’dan olduğu anlaşılmaktadır (Karamanlıoğlu 1989: XXIV). Seyf-i Sarayî eseri Mısır’da hacipler hacibi Emir Bathâs adına tercüme etmiştir. Serbest çeviri özelliği taşıyan eser Kıpçak Türkçesinin bilinen tek edebi eseridir. Eserin sonunda Seyf-i Sarayî’nin kendi şiir ve nazireleri de vardır. Seyf-i Sarayî’nin elinden çıkan nüsha günümüze ulaşan tek nüshadır ve Hollanda’da Leiden İlimler Akademisi Kütüphanesindedir.
GülistanŞeyh Sadi Şirazi · Kapı Yayınları · 20136,7bin okunma
Reklam
"Beni yanan bir kemanla güzelliğine doğru dans ettir Ve aşkın sonuna dek dans ettir benimle Evet, aşkın sonuna dek dans ettir benimle."
Cehanda kimdür ol cana bu 'ışkın otına küymes Visalin körmege bir dem meni hicrin tutar koymas Kilür hayfım nazar kılsa yüzüne her ki toygunça Yana aytur men ol yüzge niçe baksa kişi toymas “Dünyada hangi âşık vardır ki senin aşkının ateşinde yanmasın? Bir an olsun sana kavuşmak isterim ayrılığın beni rahat bırakmaz.”
Enbiya 87-88
"Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, innî küntü mine'z-zâlimîn" "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Şüphesiz ben kendine yazık edenlerden oldum." Rivayete göre Hz. Yunus'un peygamber olarak gönderildiği Ninova şehrinde, halkın kendisiyle alay etmesinden dolayı Allah'ın iznini almadan bir gemiye binmesi üzerine gemi batma tehlikesi geçirmiştir. Çekilen kura sonucunda Hz. Yunus Peygamber denize atılmış ve bir balina onu yutmuştur. Balinanın karnında ettiği bu dua sonrasında balina onu kusmuş, Yunus Peygamber baygın hâlde dalgalarla sahile vurmuş ve orada bir kabak yaprağı ile korunmuştur. Bu duanın evlere asılması gelenek hâline gelmiştir. Yazının cinsi Celi Sülüs'tür. İmza (ketebe) kısmında "Ketebehû nemekahû Mehemmed Emîn gufire leh" (Ona mağfiret olunsun, Muhammed Emin yazdı ve karaladı) ibaresi yer alır. Burada "mim" harfinin bulunmasının sebebi; eski Kûfî yazıda kaf, fe ve mim harflerinin birbirinin aynısı olarak yazılması, dolayısıyla bunları birbirinden ayırt etmek, simetriyi sağlamak ve boşluğu doldurmak amacıyla yazılmasıdır. Bu, eskiden kalma bir gelenektir. Sanatçı boşlukları doldurmak için "he" harfini de kullanmıştır. Etraftaki hâlkarla koyudan açığa doğru bir gölgeleme usulüyle süslemeler yapılmıştır. İçerideki kesintisiz, sürekli birbirinin devamı olan dallar ise Rumi motifidir.
Hat Sanatı
"Men dakka, dukka"
Müsenna/Aynalı/Simetrik katlanarak hazırlanan bir Celi Sülüs yazı tarzıdır. "Kapı çalanın kapısı çalınır" Arapça bir atasözüdür. Kendin için yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma anlamına gelir. Sağ ve Soldaki harfler gölge gibi aynen tekrarlanmıştır. Köşeler Rumi nakışlarla süslenmiştir. Etrafındaki klasik halker, yaprak ve çiçek motifleri koyudan açığa doğru gölgeli bir görüntü oluştur. Altın süslemelerle hazırlanmıştır. Yazar: Ketebehu El Fakir El Hac Mustafa Halim Gafere Allahu Zunubehu Setere Uyubehu (Allah onun günahlarını mağfiret eylesin) 1384
Hat Sanatı