Sena ☾⋆

Sena ☾⋆
@Senaszer
Okumak, düşünmek, denizin sesini dinlemek, ormanda yürümek ve yazmak için bir yaşam düşlüyorum...
Pitagoras, "Hikmet tanrılara aittir, biz ancak onu seven kişiler olabiliriz." diyerek hikmetin kaynağının, zamanın ve mekânın ötesinde olduğunu savunmuştu. Eflatun, aynı ilkeden hareket ederek "Hiçbir tanrı felsefe yapmaz yahut bilge olmayı arzulamaz; çünkü o zaten bilgedir." der. İki yunan düşünürü de aynı hususu dile getiriyor: Biz ölümlü insanlar, hikmetin kaynağı ve sahibi değil ancak talibi olabiliriz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Özgürlük, tüketim kültürünün dayattığı tercihleri kabul etmekle sınırlı hâle geliyor. Ahlakî değerler, tarihte hiç olmadığı kadar izafî hâle getiriliyor. Estetik, haz duygusunun romantize edilmesinin ötesine geçemiyor.
Sahih bir ontolojiye dayanmayan hiçbir epistemolojinin bizi iyiye, doğruya ve güzele ulaştırması mümkün değildir. Bize bilgi çağı diye dayatılan enformatik enkaz çağında önceliğimiz var olmayı ve bilmeyi anlamlı kılan bir kavrayış düzeyine ulaşmak, varlığa hikmet nazarıyla bakan insan olduğunu kavrayabilmek olmalıdır.
Varlığı ancak bir üretim ve tüketim konusu olarak kavrayabilen modern kapitalizm, elinin uzandığı her şeyi hızla tüketmeye devam ediyor. Bize rasyonellik, etkinlik, verimlilik, fırsat eşitliği, özgürlük vs. olarak sunulan imkânlar, giderek var olmanın asgarî şartlarını ortadan kaldırıyor.
Her yolculuk gibi eylemin de tehlikeleri, tuzakları, nimetleri ve mükâfatları vardır. Yolda olmanın mânâsı üzerine düşünürken, şu anda neden ve nasıl var olduğumuz üzerinde de tefekkür ederiz. Yolun sırları, hayret hâlleri, cefası ve sefası ancak böyle bir idrak biçimini kuşandığımız zaman ortaya çıkmaya başlar. Varlık kendini bize, onu almaya ve anlamaya hazır olduğumuz oranda açar.
Alıntı