Kamûs,bir milletin hafızası,yani kendisi;heyecanıyla,hassasiyetiyle,şuuruyla.Kamûsa uzanan el namusa uzanmıştır.Her mukaddesi yıkan Fransız İhtilali,tek mukaddese saygı göstermiş:Kamûsa.
Ve Yehova"Bunların hepsi tek kavim"dedi."Konuştukları dil aynı,giriştikleri işi yarıda bırakacağa benzemiyorlar.Gelin de toprağa inelim,dillerini ayıralım şunların:birbirlerini anlayamaz olsunlar."
Ve âdemoğulları kentlerini kuramadılar.Oraya Bâbil dendi.Bâbil,yani karışıklık.
Hristiyan Avrupa'nın bu habis kelimelerinden bize ne?Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak,her namuslu yazarın vicdan borcu.
Kavga,insanla kader arasında değil artık,insanla kelime arasında.Rüyaları o bayraklaştırıyor.Yığınlar onun için yaşıyor,onun için dövüşüyor,onun için ölüyorlar.Mukaddeslerin rengine bürünen bir bukalemun kelime,semâvi kitapların şeytanı.Ve en tehlikelileri,toprağımızda doğmayanlar.
Sol'la sağ,bu karanlık kafilenin öncülerinden ikisi.