Soylular Serisi’nin bu kitabı beni gerçekten derinden etkiledi. Daha ilk sayfadan itibaren tutku, ihanet, intikam ve aristokrasinin gölgesinde geçen bu hikâyenin içerisine çekildim. Santiago’nun yaşadığı kayıpların ardından öfkesine ve intikam yeminiyle kurduğu dünyasına tanık olurken, bir yandan da kalbinin en gizli köşelerinde sakladığı kırılgan yanını hissetmek çok güçlüydü.
Ivy’nin hikâyeye dahil oluşu ise beni en çok çarpan nokta oldu. Masumiyetle başlayan yolculuğu, farkında olmadan büyük bir hesaplaşmanın merkezine sürüklenişi… Santiago ile arasındaki statü farkı, aynı zamanda birbirlerine duydukları çekim, tüm bu karmaşanın içinde çok gerçek ve çok yoğun hissettirdi. Her iki karakterin de ailelerinden gelen yüklerle, toplumun baskılarıyla ve kendi arzularıyla mücadelesi hikâyeyi sadece bir aşk ya da intikam romanı olmaktan çıkarıp daha derin bir dram haline getiriyor.
Sayfaları çevirirken sürekli “Şimdi ne olacak?” diye merak ettim. O gerilim, duyguların gelgitleri ve karakterlerin ikilemleri hiç düşmeden beni hep diri tuttu. Devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
Tutku, güç oyunları, ihanet ve intikamın bu kadar çarpıcı işlendiği bir kitap arıyorsanız “Ruhun Yakarışı” kesinlikle elinizden bırakamayacağınız bir hikâye.”
Ruhun YakarışıA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025250 okunma
Soylular Serisi 2. Kitap
Serinin ilk kitabını okurken nasıl heyecanla sayfaları çevirdiysem, ikinci kitapta bu duygu katlanarak devam etti. Bu kez Santiago ve Ivy’nin hikâyesi çok daha sert, çok daha tutkulu ve kesinlikle çok daha karanlık.
Santiago De La Rosa bir suikast girişimiyle ölümle burun buruna geliyor ve olaydan Ivy sorumlu tutuluyor. Çünkü onunla son görülen kişi Ivy… Her ne kadar “ben yapmadım” dese de, ihanetle lekelenmiş bir dünyada kimse ona güvenmiyor. Santiago ise kurtulsa da başına gelenlerden Ivy’yi sorumlu tutuyor. Onun için tek seçenek var. İntikam. Ama ne kalbi ne de bedeni Ivy’ye karşı koyamıyor.
İki karakter arasında sürekli bir çekişme, ihanet ve aynı zamanda tutkulu bir yakınlaşma var. Özellikle güven sorunu, aralarındaki en büyük engel. Hem düşmanlarına karşı mücadele etmeleri gerekiyor hem de birbirlerine duydukları arzuyla yüzleşmeleri…
Bu kitap kesinlikle yetişkin (+18) içerik barındırıyor, yani herkesin okuyabileceği bir seri değil. Ama karanlık, yoğun duygularla örülü, entrikalarla ve tutku dolu bir aşk hikâyesi arıyorsanız bu seri tam size göre.
Ben okurken bir an bile sıkılmadım. İlk kitabın bıraktığı yerden öyle bir devam ediyor ki, üçüncü kitabı beklemek işkence olacak!
Sam Holland’ın kalemiyle okuduğum ikinci kitap oldu Gölge Adam ve kesinlikle yazarın tarzını sevdim. Gerilimi adım adım inşa etmesi, karakterleri derinleştirmesi ve olay örgüsünü her seferinde daha da karanlık bir noktaya taşımasıyla sayfaları elimden bırakmak istemedim.
Kitapta İngiltere’nin farklı bölgelerinde işlenen korkunç cinayetlerle başlıyoruz. Her biri farklı yöntemlerle işlense de hepsinin ortak noktası dehşet verici ve acımasız oluşları… Jess Ambrose, evinin ateşe verilmesiyle bir anda bu soruşturmanın ortasında buluyor kendini. Kocasını kaybetmiş ve tek şüpheli olarak görülürken yanında ona inanan tek kişi, görevden uzaklaştırılmış bir dedektif olan Nate Griffin oluyor.
Çok geçmeden anlıyoruz ki “Gölge Adam” adı verilen katil, tarihin en kötü seri katillerini taklit ediyor ama artık taklit etmek ona yetmiyor. Kendi yöntemlerini, kendi “şaheserini” yaratmaya hazır. Bu da hikâyeyi çok daha ürkütücü hale getiriyor çünkü işlenen her cinayet, bir öncekinden daha korkunç ve daha sarsıcı.
Sam Holland karakterlerin psikolojisine öyle güzel dokunmuş ki, okurken onların çaresizliğini, korkularını ve karanlıkla yüzleşme anlarını hissedebiliyorsunuz. Bir yandan merak duygusu hiç düşmüyor, diğer yandan sürekli diken üstünde tutan o gerilim havası kitap boyunca size eşlik ediyor.
Polisiye-gerilim sevenlerin kesinlikle keyifle okuyacağı, sürükleyici ve güçlü bir roman. Ben yazarın kalemini çok beğendim ve bundan sonra çıkan kitaplarını da merakla takip edeceğim.
Gölge AdamSam Holland · Yediveren Yayınları · 2024105 okunma