Herkese merhaba arkadaşlar, bugün sizlere güzel bir kitabın ürpertici konusuyla geldim. Jasmin Schreiber’in kaleminden #marianaçukuru
Kitabın konusuna geçmeden hemen önce sizlere bu çukur hakkında bildiklerimi anlatmak isterim çünkü çok önemli.
Mariana çukuru dünyanın en büyük çukuru olarak bilinen büyük okyanusta ve Japonya ve Endonezya’ya eşit uzaklıkta bulunan taban derinliği onbir bin metre olan bir çukurdur ve bu çukura bir nesne attığımızda tabana ulaşması yaklaşık olarak 1 saati bulmaktadır ve bu çukura düşüp ölen ve cesedi bulunmayan tek kişi ise maalesef bir Türk’tür.
Şimdi arkadaşlar kitabın konusuna gelince… Kitap karakterimiz Paula, kardeşi Tim’in denizde geçirdiği bir kaza sonucu boğularak ölmesinden büyük bir acı tufanına sevk olur. -Tıpkı gerçekte yaşanmış gerçek bir insanın Mariana çukuruna düşüp hayatını kaybetmesi ve ailesini büyük bir yasa boğması, acıya sevk etmesi gibi-. Kitap karakterimiz Paula bu durumdan kendini suçlu hisseder ve yaşama sevincini kaybeder. Gittiği psikolog ona kardeşinin mezarını ziyaret edip etmediğini sorar ve Paula psikoloğun bu sorusuna gitmediğini çünkü insanlar çünkü insanlar varken ziyaret etmekten hoşlanmadığını söyler.
Paula, mezarlığa gizlice gece vakti girmeye karar verir ama mezarlığa gizlice giren bir başkası da vardır.
Peki mezarlığa gizlice giren bu kişi kimdir arkadaşlar ? Hadi gelin birlikte tanık olalım.
Kitabın isminin gerçekten var olan bir çukur olması ve bu çukurun okyanusta olması üstüne birde gerçek bir insanın bu çukura düşerek yok olup gitmesi kitabı elime aldığımda ürpermeme sebep oldu arkadaşlar ve içeriği de bir o kadar hoştu sizlerin de beğeneceğini dü