Senin polisin bile, karısından ve hasta çocuklarından yakınmak için, bana geliyor. Senin üniformanı ve tabancanı kuşandığı zaman, içindeki insanı gizliyor; ama onu benden gizleyemez. Çünkü ben, senin polisine de çıplak gördüm.
Virâne olmuş kalbime ne yaptın?
Bak! Divâne aşkım ne yaptın?
Alışkanlığın ipeğinde rahat uyuyordum.
Kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
Omzuma yaslanmaya değmez miydim?
Omuzlarımın hasretine ne yaptın?
Beni yordun, kendin de yorgun gittin...
Ey yolcu! Evime ne yaptın?
Gözyaşlarımın yağmurundan dünyam ıslandı.
Yuvamın çatısına ne yaptın?
Dr. Afshin Yadollahi
"Sana dürüst davranmak istiyorum," diyen birisi nasıl çürümüş ve sahtekârdır. Ey insan, sen ne yapıyorsun? Bunu söylemene gerek yok. Dürüstlük kendiliğinden anlaşılmalı. Yüzünde yazmalı, sesinde çınlamalı.
Bitişiğindeki daldan kesilmiş bir dal olamaz, ancak ağacın bütününden kesilmiş bir dal olur. Benzer bir şekilde bir insan, sadece başka bir insandan ayrılmaz, bütün toplumdan ayrılır. Dalı bir başkası keser, ama insan yakınından nefret ederek, ona sırtını dönerek kendini ayırır ve kendisini aynı zamanda bütün toplumdan ayırdığını idrak edemez.