Onu ilk kez görmüştüm.
İlk kez ona bakıyor ama sanki elime doğmuş kadar tanıyor gibiydim.
O’nu hiç görmemiş miydim?
Yoksa O’na hiç bu gözle mi bakmamıştım?
Anlamaya çalışıyordum ama darmadağın olmuş zihnimle bunu anlayabilmem çok mümkün değildi.
Gözümü kapattığımda yemyeşil çayırlarda rüzgarın tadını çıkartarak koşan atlar canlanıyordu.
Kafamın içinde mavi kapaklı şişeler sallanıyordu.
Ve pisuvarlar çok pisti.
Kulağımda hep aynı ses dönüyor;
“Yaralarımızı birlikte saracağız,
Yaralarımızı birlikte saracağız,
Yaralarımızı birlikte saracağız…”