Temelde sorun, teknolojik ilerleme hızlarının insanlığın bilincinin olgunlaşma hızını çok aşmış olması ( tıpkı toplu yok oluş vakalarında çevresel değişimlerin evrimsel uyum hızını geride bırakması gibi).
Eleştirmen ve yazar Leon wieseltier şöyle diyor: " her teknoloji, tümüyle anlaşılmasından önce kullanılmaya başlar. Bir yenilikle, onun sonuçlarından endişelenmeye başlanılması arasında hep bir zaman farkı bulunur.
Teknoloji ilerleyişimizin bir ironisi, sanayi öncesi toplumdan birçok açıdan daha az bilgili bir toplum yaratmış olması, zira o zamanlarda fiziği ağır işler yaparak, iklimi de geçimlik tarım aracılığıyla öğrenen hiçbir insan kendini doğa yasalarından muaf saymazdı.
Dünyanın her tarafında daha önceki çağların izleri, yüzey oluşumlarının hatlarında ve altındaki kayalarda varlıklarını sürdürüyor. Bir bilim dalı olarak jeoloji, dünyanın metnini tüm boyutlarıyla görmeye yarayan bir optik cihaz sayılabilir. Jeolojik düşünme, zihnimizin gözüyle yalnızca yüzeyde görünenleri değil, yüzeyin altındakileri, yani olmuş olanla olacak olanı da görmektir.