Sanki lanetli bir apartmanın demir parmaklıkları arkasına hapsedilmiş kader mahkumlarıyız biz. Içine düştüğümüz bu kederden kurtaracak genel affı bekliyor, zamana ve Allah'a sığınıyoruz.
Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikayesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi.
Zaten ben hep dikkatli oluyorum. Her yerde. Biri bana kızmasın diye, yemek yerken, dişimi fırçalarken, evcilik oynarken, ders çalışırken hep dikkatli oluyorum. Sere serpe yaşamak ne, bilmiyorum.