Sena

Sevgi, sevdiğin ölünce azalmıyordu. Azalsa zaten adı sevgi olmazdı. Yunus Emre'nin "Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil" dediği ten, Reyhan Hanım'ın o gün ışığında ışıldayan teniydi. Can dediğiyse zaten bende gizliydi.
Reklam
Belki de son yolculuk dedikleri şey; o gün benim gibi cenazeye katılmış herkesin yakasında taşıdığı o vesikalığın yolculuğuydu, kim bilir?
Cenazede göğsümün üzerine Reyhan Hanım'ın siyah beyaz vesikalığını tutturduğum toplu iğne kalbime ok gibi saplandı. Ben onun resmini değil güzel başını göğsüme yaslayacaktım oysa...
Her insan unutulurdu tamam da, daha ölür ölmez, fotoğrafını çöpe atmak insana yakışan şey değildi.
Herkes 657'ye tabiydi, bir tek ben Reyhan Hanım'a tabiydim, o ise bu dünyaya bile ait değildi.
Reklam