Herkesin sorgulamaktan korktuğu, hatta sorgulamayı bir an düşündüğün de bile ürperdiği bir dönemde cesaretle kitaplar yazmak, herkesin beyaz dediğine kanıtlarıyla kara diyebilmek büyük cesaret ve bilgi ister. Bu da ancak büyük insanlara yakışan davranış biçimidir. "Rahat yaşamak uğruna
gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? " Diyerek son nefesini (öldürüldü) vermiştir.
Ebu Bekir döneminde, "Ridde" (dinden dönme) olaylarında belgelere göre ateş havuzları açılmıştır. O ateş havuzlarına insanlar inançlarından dolayı atılmış, yakılmışlardır. sonraki dönemde, Osman döneminde bir Cemel Olayı'nı anımsıyoruz. Bu Cemel olayında iki yanda da Muhammed'in arkadaşları vardı. Bir yanda 400 kadar "biat-1 Ridvan"da bulunmuş olan kişi vardı. Başlarında Ali, Muhammed'in damadı. Öbür yanda, yine cennetle müjdelenmişler vardı. İki kesim birbirlerine saldırıyorlardı, öldürmek için ve o olayda tarihlerin bizlere kaydettiğine göre 15 bin kişi hayvan boğazlanır gibi boğazlanmıştır. 656 yılında. 13 bin kişi Âişe tarafından, 2 bin kişi de Ali tarafından. Şimdi bunlar ki, Muhammed'in "Eshabi Kenmucumi bi eyyahimiktedeytüm ihtedeytüms" yani "benim ashabım birer yıldız gibidir, hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz." dediği birer yıldız saydığı kişilerdi.