Hiç doğmamış olmakla, dünyaya tesadüf eseri gelmiş olmamın arasında, şükretmeyle, düzüşmek arasında uğrunda ölmeye değer bir şeylerim olmalı. Denklemler insanı mantığa götürür, ama hâlâ karşısında mantıklı bir denklem kuramadığım çok ciddi bir problem var önümde: İnsanın aklı neden bu düzeni değiştirmek için çalışmıyor? Neden kalabalıklar gücü elinde bulunduranlara bu kadar tapıyor? Neden ihtiyacımız olmayan şeylere sahip olabilmek için birbirimizi eziyoruz?Yoksa dünyaya geldiğimiz günden beri şu gerçeği göz ardı ettiğimiz için mi?
Biz aslında hayvanız. Tek farkımız mantığımız.
Ve mantıklı hayvanlar dünyadan zevk almaya çalışır, onu yönetmeye çalışmaz.
Siddharta gibi.
Bu dünyayı yöneten zengin kodamanlarla basit bir anarşistin arasındaki en büyük fark da bu sanırım. Anarşistler özgürdür
Doğarız, yaşamamızı sürdürebilmemize yetecek kadar yiyecek verilir, son damla kanımıza kadar çalıştırılır, işe yaramaz hale geldiğimizde de acımasızca katlediliriz.