"Modern teknoloji dış dünyayı silüet planında belki değiştirip dönüştürmeyi başarmış, belli ölçüde cennet idealini bu dünyada gerçekleştirmiş olsa da insanı bu sahte cennetin yalnız ve mutsuz varlığı kılmak suretiyle adeta insansız bir cennet tasavvurunu hakim kılmıştır."
"Müslümanlar olarak aklı kullanmanın hangi safında yer alıyoruz acaba? Büsbütün aklı rafa kaldırıp kendimize 'eskiler bizim yerimize düşünmüşler' diyerek bir 'ortak akıl' mı seçtik, yoksa aklımızı vahyin önüne yerleştirip Kuranî hakikatleri bu illetli aklın insafına mı terk ettik?"
"Gerçek akıl (salim akıl) vahyi kabul edip desteklemeye yatkındır, elde ettiği yol gösterici bilgiyi vahiy ile sağlamasını yapmadan kabullenmez. İnsanın vahiyle desteklenmiş aklı hep hayret makamını korurken, modernite ile kuşatılmış, indirilmiş aşkın bilgiden bağımsız işleyen aklı şaşkınlık ağında debelenip durur. Vahye râm olmuş akıl sahipleri hayret ederler, akla mahkum olmuş rasyonalistler ise sadece şaşırıp kalırlar. Şaşıran kişinin aklı şaşı bir akıldır; iki yol ve iki tercih arasında gidip gelir. Hayret eden kişi sınırları dışına kayan aklın çaresizliğini kabullenip, akla sınırlarının dışından bakabilme yetisini geliştirmiş olur."