Sümeyye Serap Karabıyık

“Evvelâ, her şey mucize… Her şey Allah’ın mucizesi… Yekûn halinde varlık ve tek tek her şey mucize… Göz mucize, kulak mucize, akıl mucize, ruh mucize… İki parmak ucu arasında bir çiçeğin ipek nescini lif lif tadan duygu nedir? Ne sayalım! İnsanın içine ve dışına doğru her şey mucize… Hacim mucize, şekil mucize, renk mucize… Sonradan bütün bunlar basit ve tabiî sayılıp da meccanî bedahat hissi içine girildi mi, artık bunlardan ötesinde olmaz sanılan şeyler ayrıca mucize… İnsan ne aptaldır! Mucize içindeyken mucize bekler.”
Sayfa 246·Kitabı okuyor
“İdareler ikiye ayrılır: İşgal ve sömürü üzerine kurulu yönetimler, davet ve hidayetle ayakta olan milletler. Savaştan önce insanların davet edilmesi, İslam’ın eşkıya ve çapulcu yöntemi tasvip etmediğini ortaya koymaktadır.”
“Davet, müminle münafığı birbirinden ayırmaktadır.”
“Salih olmaktan ziyade muslih olmaya da çalışmalıyız. Yani sadece kendimizi değil, başkalarını da kurtarmak için çaba sarf etmeliyiz. Salih kendini, muslih ise toplumu kurtarmaya çalışır.”
“Nefsini hakta kullanmayan batılda kullanır.”