“Kâinattaki her şey, her hâdise, ya zâtı itibariyle (bizzat) güzeldir veya neticeleri cihetiyle güzeldir. Bir kısım hâdiseler var ki, zahiri (görünüşü) çirkin müşevveştir. Fakat o zahiri perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar vardır… Yani insan, olaylar arasında giderken düz bir yol takip etmemeli, bazen görünüşe zıplamalı bazen de neticeye. Yani seksek oynamalı!.. Seksek oynamasını bilmeyen mutlu olamaz…”
“İnsanlar küçüklüğünden bu yana sahip oldukça, başardıkça ve eğlendikçe mutlu olduklarına inandırılmıştır. Halbuki mutlu olmak için bunlar şart değildir. Gözlemlemek, fark etmek, güzel insani ilişkiler kurmak, dost meclisine girmek, elindekinin değerini anlamak mutluluk için yetebilmektedir. Bir çocuk gülümsemesi, insanın elini uzattığında avucuna akan su, bembeyaz dolunay, usul usul yağan kar insanı mutlu edebilmektedir. Bu nedenle insanların bakış açısının değiştirilmesi gerekir.”