Ömür Boyu Davet

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Ömür Boyu Davet
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
306
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000066456
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Seyda Yayınları
Allah'a davet eden hakka davet etmiş olur. O'nun adına konuşan hakkı konuşur. Hedefi, hak, neticesi hak, yöntemi haktır.

Davetin hedefi; hakkın ikamesi, insanların karanlıklarından nura, dalaletten hidayete, zulümden adalete çıkarılmalıdır.

Davet, insanlara yaratılış gayesini gösteren, muhtaç oldukları bilgileri kapsayan bir programdır.

Davet, genel manada insanlığı, özel manada da İslam toplumunu bulundukları seviyeden daha erdemli ve ileri bir seviyeye taşımaktır.

Tarihçeler, Müslümanların Endülüs'ü kaybetmelerini, İslam davetini ihmal etmelerine, zevk ü sefaya saplanmalarına bağlamaktadırlar. Müslümanlar o dönemde Hristiyan ve diğer toplumlarla iletişim kurmadılar. Eğlence ve zevke kapılıp Güney Endülüs'ten ayrılmadılar, neticede olan oldu.

Bir mal veya ürün ne kadar kaliteli olursa olsun onu pazarlayacak, insanlara tanıtacak ve reklam edecek bir faaliyet olmazsa yerinde kalacak ve bekleneni vermeyecektir. "İslam ne kadar da güzel! Bir de onu tanıtacak davetçiler olsa" vecizesi aynı gerçeği ifade etmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ömür Boyu Davet
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
306
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000066456
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Seyda Yayınları
Allah'a davet eden hakka davet etmiş olur. O'nun adına konuşan hakkı konuşur. Hedefi, hak, neticesi hak, yöntemi haktır.

Davetin hedefi; hakkın ikamesi, insanların karanlıklarından nura, dalaletten hidayete, zulümden adalete çıkarılmalıdır.

Davet, insanlara yaratılış gayesini gösteren, muhtaç oldukları bilgileri kapsayan bir programdır.

Davet, genel manada insanlığı, özel manada da İslam toplumunu bulundukları seviyeden daha erdemli ve ileri bir seviyeye taşımaktır.

Tarihçeler, Müslümanların Endülüs'ü kaybetmelerini, İslam davetini ihmal etmelerine, zevk ü sefaya saplanmalarına bağlamaktadırlar. Müslümanlar o dönemde Hristiyan ve diğer toplumlarla iletişim kurmadılar. Eğlence ve zevke kapılıp Güney Endülüs'ten ayrılmadılar, neticede olan oldu.

Bir mal veya ürün ne kadar kaliteli olursa olsun onu pazarlayacak, insanlara tanıtacak ve reklam edecek bir faaliyet olmazsa yerinde kalacak ve bekleneni vermeyecektir. "İslam ne kadar da güzel! Bir de onu tanıtacak davetçiler olsa" vecizesi aynı gerçeği ifade etmektedir.