Ser Do

Ser Do
@Ser_Do
Öpüp başıma koyuyorum ÖZGÜRLÜĞÜ, ekmek gibi! Yere atılmış bulunca.. Twitter: @EzdinSerdo
Dedim keşke benim de güvercinler gibi kanatlarım olsaydı, uçsaydım ve bir dinginlik bulsaydım. Uzak bir yerlere gitseydim ve çölde yuva yapsaydım. Şiddetli fırtınalardan kaçsaydım sığınaklara, çünkü yeryüzünde zorluklar ve şirretler gördüm. Dünya boşunalığa gebe kalmıştır ve zulmü doğurmuştur. Senin gücünden nereye kaçarım, senin buradalığından nereye giderim? Sabah yelinin kanatlarını alsam ve denizin en ücra yerine konsam, senin ellerinin ağırlığı üzerimde olacak. Beni avare bir rüzgara oturtmuşsun. Ne korkunçtur senin yaptıkların! Ne korkunçtur senin yaptıkların ! Furuğ Ferruhzad
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Şimdiye kadar hiç kendi istediğim gibi yaşayamadım. Hep birilerini mutsuz ederim düşüncesi ya da ailemi hayal kırıklığına uğratırım endişesi ile yaşadım. Asla tam anlamıyla mutlu olmadım, istediğim mesleği seçemedim, istediğim gibi diğerlerini özgürce sevemedim. İleride ne olacak peki? Evleneceğim, çocuklarım olacak, sıkıntılarım olacak, kendimi onlara adayacağım, onlar beni bırakıp gidecek, terk edeceğim veya terk edileceğim… Şimdiden gördüğüm bu geleceği neden kabul edeyim ki? Kendi isteğimle bu noktada bırakmak varken..
Ben düşünmekten yoruldum, benim yerime de düşünür müsün ? Benim yerime ilgilenir misin insanlarla, yalanla, ihanetle, yalnızlıkla ? Geceleri birdenbire bastıran sağanak yağışlı korkuları alır mısın yamacımdan ? Gündüz gözüyle sevemiyorum kimseyi. Yüreğimdeki bu düğümü çözebilir misin ?
Acı çekmiş hiç kimse , artık eskisi gibi değildir. Cesare Pavese
Şu hayata bir bakınız: güçlülerin küstahlığı, avareliği, güçsüzlerin cahilliği, yabaniliği, her yerde aklın almayacağı bir yoksulluk, darlık, soysuzlaşma, sarhoşluk, ikiyüzlülük, yalan… Bununla beraber bütün evlerde, sokaklarda sessizlik, güvenlik; şehirde yaşayan elli bin kişinin içinde bağıracak, öfkesini yüksek sesle haykıracak bir kişi yok. Yiyecek almak için pazarda gezenleri, gündüz yiyen, gece uyuyanları, saçma konuşanları, evlenen, ihtiyarlayan, ölülerini sessiz sedasız mezarlığa taşıyanları görüyoruz, ama acı çekenleri görmüyoruz, duymuyoruz; hayatta korkunç olan şeyler de perde arkasında bir yerlerde geçiyor. Herkes sessiz, rahat. Protesto eden yalnız dilsiz istatistik: şu kadar insan çıldırdı, şu kadar içildi, şu kadar çocuk gıdasızlıktan öldü…  Anton Çehov