Serap Akboğa

Hepimiz bu tuhaf yüzyıl başlangıcında yaşıyoruz, bize düşen görev – bu konuda önceki kuşaklardan çok daha fazla olanağa sahibiz- bu kurtarma girişimine katkıda bulunmak; bunu da bilgelikle, bilinçle, ama aynı zamanda tutkuyla, hatta bazen de öfkeyle yapmalıyız.  Evet, haklı olanların yaman öfkesiyle. 
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Özetle, yalnızca atalarımızdan kalma ön yargılarımızın çağdaş bir yorumu olmayacak ve kendini şimdiden belli eden gerilemeyi önlememizi sağlayacak bir dünya anlayışı “icat etmemiz” gerekiyor. 
Sayfa 214·Kitabı okudu
Kimi zaman da her seferinde bir mucize beklemenin sorumsuzluk olacağını düşünüyorum.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Bir kadına ya da bir erkeğe saygı duymak demek, onunla her hakka sahip bir insan gibi, özgür ve yetişkin bir insan gibi konuşmak demektir, yoksa onu, toprağa ait bir serf gibi, içinde yaşadığı topluma ait olan, bağımlı bir varlık olarak görmek değildir. 
Sayfa 166·Kitabı okudu
Metinler, tarihin her evresinde insanların duymak istediği şeyleri söyler. Bazı sözler, daha dün kimse onların farkında bile değilken birden bire aydınlanıveriyorlar; çok büyük önem taşıdığı düşünülen bazıları da unutulup gidiyor. 
Sayfa 153·Kitabı okudu