Bildiğin lisanları düşün Her şeyin bir ismi vardır ;havanın, rüzgarların ,yağan yağmurun, karın, renklerin ve seslerin Oysa lezzetlerin çok az ismi vardır.Tatlı, tuzlu, acı ,ekşi ,yanık, buruk..Daha kaç tane sayabilirsin ki?Bu yüzden insanlar lezzetleri birbirine hep bir şeylere benzeterek yarım yamalak anlatırlar "Soğanlı gibi ..."derler mesela Oysa soğan lezzetin ismi değildir,sadece bitkinin ismidir.'Lezzet dilde başlar ama dilsizdir derler ya doğrudur Ancak Pir-i Lezzet bu lafa güler geçer çünkü o lezzetin de bir dili olduğunu bilir Tüm tatların birer ismi olduğunu öğrenmiştir Bu yüzden herkesten daha iyi yemek yapar çünkü o lezzetleri anlayabilmektedir ve zaman içinde onlarla anlaşmayı da öğrenir Tatları ehlileştirir Onları yükseltir ve alçaltır Onlarla oynar Yeni lezzetler yarattıkça yeni isimler öğrenir ve yeni isimler keşfeder.
Korkarım ki sen hiçbir zaman Pir-i Lezzet olamayacaksın Çünkü senin ruhun yarım. Yalnızsın, yapayalnızsın ve ruhundaki gediği onarmadığın sürece de yalnız kalacaksın .Ruhu eksik olanlar hiçbir şeyde ,hiçbir sanatta ve ilimde tam olamazlar..
Kader denen şey "ilahi karmaşada" bir matematikti ve insanoğlunun en büyük hatası da onu sadece neticeler yaratan bir şey olarak görmesiydi Oysa insanın yaptıkları kadar yapmadıklarını da ,seçtikleri kadar seçmediklerini de, oldukları kadar olamadıklarını da içine alıyordu kader. Kader bir döngüydü İçinde neticeler barındırdığı kadar görülmemiş gizli kalmış sebepler de barındırıyordu Bitişler olduğu kadar başlangıçlarla da doluydu