Bu ülkenin kadınlar ve kadınlık ile ilgili değişmeyen sadece zaman içinde makyajlanıp şekil değiştiren zihniyetini, içiçe geçmiş kadın öyküleriyle anlatan uzun zamandır okuduğum en güzel kurgulardan biri diyebilirim.Kadın anne, eş ve kız çocuğu olarak parçalanan kadın kimliğini sorgulayan ve bu sorgulamayı yaparken dağılan parçaları kendi hikayesinde toplamaya çalışan Şehnaz'ın aldığı tüm akademik eğitime ve maddi gücüne rağmen aşk konusunda yine alışılagelmiş kadın rolüne saplanıp kalışını anlatan hüzünlü,gizemli ve gerçekçi bir hikaye.Şehnaz'ın , annesinin ve anneannesinin hikayesi aslında bastırılmış, yoksayılmış ve ifade edilememiş duygular bütünü bir nevi ataerkil düzende bir varoluş çabası . Tüm kadınların yaşadığı benzer hikayeler ...sessizliğe gömülen, ayıp sayılan, bu yüzden üstü örtülen ama hiç bitmeyen bir iç hesaplaşma Uyurgezerlik kavramını belki de bu yüzden kullandı Ayfer Tunç .Varla yok arasında bir yerde kadın.Hüzünlü ama gerçek.