Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın
Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla
Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde
Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum
Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda
Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında
Hiç bilmiyorum.
Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor
Erdem Bayazıt
Bazen tonlarca ağırlıktaki sözleri avuçlarımızın içine alıp susabiliyoruz. Susmak istediğimizden değil söylediklerimizin karşıda hiçbir anlam ifade etmediğini bildiğimizdendir. Söyleyecek sözü olmayınca susar insan sanırız oysa en çok onun anlatacağı vardır fakat artık mecali kalmamıştır. Nitekim doğru söz doğru kişiye söylendiği sürece doğrudur. Yani bizim susmamız karşıdan bir şey beklemediğimizin senedidir. Bu senet para piyasasında oldukça yaygın bir etkiye sahiptir.
Bu yanıyla susmak elimizle düzeltemediğimiz bir durumu kalbimizle istemeye başlamaya yönelik şiddetli bir hamledir.
Vitrin çağı mı ayarlarımızı bozdu yoksa zaten bozulmaya meyyal ayarlarımızın sonucu mu bu vitrin çağı doğdu, tartışılır. Ama her ne olduysa; olan, abilerle kardeşler arasındaki 'kol ve yen' sırdaşlığına oldu.