“Then, about that time jesus shouted, “eli, eli, lema sabachtani?”, which means “My god, my god, why have you deserted me?” , matthew 27: 46.
Emre Timur artık kaleminin belkemiğini kırmış, korkusuz bir eser sunmuş; Kuklacı. Kendisinin dokuzuncu kitabı olan bu eser, benim kendisinden okuduğum dördüncü eser. Ve şunu diyebilirim ki, kitaplar çoğaldıkça derinlik artıyor, kalemi güçleniyor. Bugün güçlenen bu kalemin, Kuklacı eserine başlık başlık bakalım.
+Karakterler
Elbette artık okuyanlar bilir ki, kabul edilmeyen (ötekileştirilmiş) karakterler ve onların bakış açısından okuruz her şeyi. Çünkü Emre Timur’un asıl amacı rahatsız etmektir yazdıklarıyla, haliyle bu da ancak dağılmış ya da ötekileştirilmişlerin hayatlarıyla olur. Zaten onlar hayatı yaşamak yerine, zamanlarını tüketmeyi yeğlerler, dışlanmış olarak toplum içerisinde.
Öncelikle yan karakterleri ele alalım; horlanmışlar (Eli, Eli, Lema, Şevaktani), baba ve kral en göze çarpanlar. Horlanmışlar zaten, dışlanmış olanlar, ama sadakatleri ve azimleri onları değerli yapıyor. Baba ise üvey baba, annesinin ölümünden sonra ona bakmaya başladı, ya isteyerek ya da istemeyerek. Kral ise, nefret dolu ve şiddet yanlısı, tek insan rejimini benimsemiş biri.
Peki asıl karakterler olan, Kuklacı ve Mandalina kimler ve kimleri temsil ediyor?
‘’Maria Magdalena ya da Mecdelli Meryem hakkındaki bir diğer inanışa göre, İsrail'de fahişelik yaptığı gerekçesiyle taşlanan Meryem'e İsa yardım eder. İsa, kadını linç etmek için toplanan kalabalığa Hiç günahım yok diyen devam etsin der ve bunun üzerine öfkeli kalabalık dağılır.’’
Mandalina, fahişelik yaptığı için taşlanır. O sırada onu koruyan Kuklacı, ‘’İlk taşı günahsız olan atsın!’’ der. Öncelikle ilk çıkarım ikisi hakkında şöyle olur ki, Kuklacı İsa’yı, Mandalina ise Maria