Nermin Yıldırım'ın psikolojik tahlilleri o kadar kuvvetli ki kalemi o kadar iyi ki her karakterin bölümünde onların yaşadıklarını kendim yaşamış gibi üzülüp onlara hak veriyorum. Bilinçaltına işlenen korkup bastırdığımız şeylerin rüyalarda karşımıza çıkması ve bu yolla pişmanlıklarımız, yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız her şey gün yüzüne çıkıyor.
Hikaye o kadar güzel ki sonunu asla bu şekilde beklemiyordum. Ters köşe dediğimiz finallerden. Hikayenin suçluları da masumları da aynı kişiler. Suçluya da hak verdim masuma da. Ama en çok Müesser'e buruldum. Neler neler yaşamış da susmuş.
Sevdiğim alıntılardan biri de şuydu:
"Hem birini iyi ya da kötü yapan neydi? Fıtratı mı kaderi mi? Yoksa ona bakıp nasıl bir insan olduğuna karar verenler mi? Mutluluk öyle bir şeydi ki herkese yakışıyor, gülümserken pek az kişi kötü olabiliyordu."