Bunca zaman vatanınımıza, milletimize neler çektirdiklerini şahitleriyle ve zamanlarıyla anlatan kitap. Fakat hatalı basım, kendini tekrar ediyor ancak buna rağmen kesinlikle okunulması gerekli diye düşünüyorum. Kesinlikle neler yaşanmış neler olmuş bunu anlamamız gerekli.
"Alman çizmesinde uygun adın yürüyordu hayat. Çevredeki kahvelerin teraslarında Alman subayları cicili bicili elbiseler giyinmiş kızları yanına oturtmuş eğleniyorlardı. Ama gök hep aynıydı. Paris'in pırıl pırıl göğü."
Yazar, Fransa'nın işgal edilmeden önceki siyasal yapısını, çelişkilerini ve yaşayış biçimini çok güzel bir biçimde okuyucuya aktarmış. Biraz propaganda kokmuyor değil. Fakat özellikle o dönemin toplumsal, siyasal ve ülkeler arası iletişimi anlamak için mutkaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
Amerikanın bencilliğini özetleyen, yarasa gibi her yere çöken bir zihniyetin analizini yaptığı için yazara öncelikle teşekkür etmek gerekir. Bush iktidarının yapmış olduğu tüm hataları ve nasıl diktatör olduğunu anlatan bir çalışma. Ve bir şey ilgimi çekti aslında Amerika diktatör diye tanımladığı kişilerin kendi başkanları olduğu ve birebir aynı özellikleri taşıdığı. Nitekim yazar Nixon burada diktatöre benzeyen Bush ile ilgili analizini yapmış ve ayrıntılı açıklamış. Milyonlarca insanın hayatına mal olan bu bencilliğin bu aç gözlülüğün ne kadar zarar verici olduğunu anlatan güzel bir kitap.
Kitabın içinde yazarın yaşadığı bazı anları ve o anlarda ki duygularını, neler hissettiklerini görebiliyorsunuz. Mesela sara krizlerinden ilk başta sıkça değinmekte ve gerçekten bu hastalığı ilgi çekici düzeyde anlatmakta. Daha sonra idam anında ki o anda ki düşüncelerini neler hissettiğini belirtmekte ki bu da gerçekten ilgi verici. Onun haricinde kitapta ki Prensin kararsız bir sevgi duruşu saflığı ve yaşanan platonik aşklar... Bu arada Aglaya gibi bir kızdan bahsetmeden olmaz onu hangi erkek sevmez ki. :) Hem gururlu hem kıskanç hem inatçı ancak sevdiği adamı Nastasya'nın evine götürüp yüzleşebilecek kadarda cesur. Belki Nastasya'nın gölgesinde kalmış gibi görülebilir ancak tavırlarıyla biraz daha öne bile çıktığını dikkat ederseniz anlarsınız. Kısacası tavsiye ederim.
Makamını, adını, rütbesini attı ne huzur aradı, ne evinde yattı. Korkak değildi erkekti erkek! demişler fazla söze gerek yok. Fedakarlıkları yaşadıkları bu kitapta mevcuttur. Kızı herşeyi açık açık anlatmış duygulanmamak elde değil.