Yaşamak umrumdaydı. Cevabımın ne onu, ne de bir başkasını tesir altında bırakmadığını fark ettiğim derecede yaşayabildim. Fark edilmek elbette istiyordum. Aksi takdirle şiirle uğraşmanın ne manası vardı?
Yaşamak umrumdaydı. Cevabımın ne onu, ne de bir başkasını tesir altında bırakmadığını fark ettiğim derecede yaşayabildim. Fark edilmek elbette istiyordum. Aksi takdirle şiirle uğraşmanın ne manası vardı?
"Vatan Cephesi" ülkenin insanıyla kenetlenmesi fikrini kuvveden fiile geçirmek içindi. Türkiye'nin ilk fırsatta kefenini yırtacağı haberini çocukça, safiyane ve neticede enayiliğin, ahmaklığın çeşitlemeleri olaral görenler 27 Mayıs 1960 ihtilalinin getirdiği şartlarda önce sosyalist ve ardından İslami dönüşüm geçirmeye açılan yolları tıkayıp kapadı. Ben ömrümü o tıkanan, kapanan yolların sürtüğü olarak geçirdim. Benden başkası bu yolları bir pist, bir podyum sayarak kullandı. Ben aklımı o yollarda sürte sürte başıma devşirdim. Sürttüm; ama asla ömrümün heder olduğu fikrinde değilim. Her attığım adım dinimi seçmemde bir merhale yaşattı bana. Türk olduğuma, olmuş olduğuma şükrettim. Türkiye'nin ve dolayısıyla dünyanın önce sosyalist ve akabinde bir İslami dönüşüm geçirme ihtimalinin canlı olduğu günlerde benim hesabımda milliyet kavramı öok kolay "minimalize" edilebilirdi.