Serdar

Bu Din, terakkiye mâni' değil, terakkiye mâni' olan şeylere mâni'dir.
Sayfa 413 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
Reklam
Medeniyyette yalnız isim değişikliği olur: Kavilerin (güçlüleri) vâsıta-i temyîzi (ayırıcı vasıtası) olan istilâ sıfatı yerine iltifât denir, muvâzene denir, temîn-i menâfi (çıkarların temini) denir, iktisat ve ticaret gibi tabirler kullanılır. Zaiflerin de vâsıta-i tefrîk u temyîzi: Esâret sıfatı yerine itâat, tâbiiyyet tabirleri olur. İmdi dikkat olunursa: Medeniyyetin yegâne lûtf u keremi, tabirlerin değişikliğinden ibaret oluyor. Yoksa hayat yine o hayatdır, ma'nâ yine o ma'nâdır.
Sayfa 413 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
Bir hadis-i şerîfde: «Hasis (cimri) ne kadar zâhid olursa olsun Cennete giremez. Cömerd ne kadar fâsık olursa olsun Cehenneme giremez» buyurulmuşdur.
Sayfa 409 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
Ağûş-ı Nebî'de büyüyen Ali, meydân-ı harbde en kavî müşriki altına alıp kellesini vücûdünden ayıracağı esnâda müşrikin en son müdafaası olan tükürüğü yüzüne gelince: «Kalk ayağa!» deyip düşmânına aman vermişdi. Düşman: «Benim başımı koparmak fırsatını neye bırakdın? Hangi şey mâni oldu?» diye sorduğu zaman, Hazret-i Ali: «Biz kılıncı Allah nâmına vururuz. Bu işe nefsim de karışdı, yarısı kendi hesabıma, yarısı Allah hesâbına kılınc vurmam» diye cevab vermişti.
Sayfa 407 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
Medeniyyetin esâsı İslâm'da kurulmuşdur. Beşeriyyetin hilkatde beraber, hakikatde birâder olduğu oradan duyurulmuşdur. «Yanındaki komşusunun aç olduğunu bilerek kendi karnını doyuran, mü'min değildir» sesi oradan işidilmişdir. «Bir muhitde bakımsızlıkdan dolayı ölen kimsenin, o muhit kaatilidir» cümlesi oradan çıkmışdır.
Sayfa 406 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
Reklam