Serdar

7/10
·392 syf.··
2026 23. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:43
Eserin yazarı Sandor Marai 1900 senesinde Slovakya’da doğmuş olup, 1948 senesinde siyasî sebeplerden ötürü Budapeşte’yi terk etmek zorunda kalmıştır. Önce eşiyle Paris’e sonra Londra ve Salerno’ya gitmiş, 1952 senesinde Kanada üzerinden California’ya göç etmiş ve 1989 senesinde intihar edene kadar burada yaşamıştır. İlk baskısı 1934 senesinde yapılan Bir Burjuvanın İtirafları için otobiyografik unsurlar içeren bir yolculuk metni diyebiliriz. Çünkü hikâye Macaristan'da başlayıp Almanya, Belçika, Fransa, İtalya, İngiltere'ye uğrayıp tekrar ilk durağa yani Macaristan'a geri dönüyor. Tabii bu sadece coğrafi bir yolculuk değil, aynı zamanda Marai'nin doğumundan başlayan, çocukluğundan geçen, gençliğini de içeren ve olgunluğun ilk senelerinde son bulan bir hayat yolculuğu. Kitabı okurken bazı yerlerde zorlandım ve kendi kendime "bunlar beni ne ilgilendiriyor ki" dedim. Fakat bazı yerlerde de, bilhassa insanların karakterlerinin tahlil edildiği yerlerde oldukça keyif aldım. Metin boyunca dikkatimi çeken şey ise, yazarın oldukça samimi bir üslup kullanması oldu. Kitabın son bölümü ise oldukça dokunaklı ve hüzünlüydü. Spoiler vermemek için burada detay vermiyorum. Daha önce Marai okumuş olanlara ve üslubunu sevenlere bu eseri de tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Bir Burjuvanın İtiraflarıSándor Márai · Can Yayınları · 2010140 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:57
Sultaniyegah İstanbul, rahmetli Beynun Akyavaş'ın nefis bir kitabı. Kitap, kendisinin muhtelif dergilerde yayımlanmış yazılarının bir araya getirilmesi ile meydana gelmiş. Kitap altı bölümden oluşuyor: 1- Evliyalar Şehri İstanbul İstanbul ve semtleri üzerine tam yirmi tane yazı yer alıyor. Bu yazıların içinde târih var, bilgiler var, ilk defa duyacağınız hikâyeler var. 2- Bir Çiçeğim Adı Lale Osmanlı Tarihinden ve bazı padişahların devrinden bahseden yedi tane kıymetli yazı yer alıyor. 3- Doktor Ahmed Cemil Bey İçinde beş tane mini biyografi türünde yazı yer alıyor: Doktor Ahmed Cemil Bey, Hekimbaşı Salih Efendi, Ali Emirî Efendi, Kâtibim Aziz Mahmud Bey, Süheyl Ünver ve de Akil Muhtar Özden. 4- Mahzun Bir Gün İçinde beş adet yazı yer alıyor. Bu yazılarda da yine tanıtılan kıymetli insanlar ve de tarihi hikâyeler ön planda. 5- Evlere Şenlik Bir Türkçe Dilimize dair çok kıymetli beş adet yazı yer alıyor. Bu bölümden bir alıntıyı burada da paylaşmak istiyorum: “Hayat ile ömür oldu "yaşam" veya "yaşantı"! Hayat memat meselesi, hayata gözlerini yummak, hayat pahalılığı, hayat kaynağı, hayat arkadaşı, hayata atılmak; ömrüne bereket, Allah ömürler versin, ömrü vefa etmemek, ömür törpüsü gibi tâbirlerimizi ne yapacağız? Sahiden ne ömür adamlar bunlar!... Hikâye "öykü" imiş! Uzun hikâye, yılan hikâyesi, hikâye etmek ne olacak? Cevap demeyiniz, gerici olursunuz, ilerici olmak için "yanıt" deyiniz. Başüstüne ama hazır cevap, sudan cevap, cevap hakkı, cevabı yapıştırmak nasıl söylenecek?“ Sayfa 219
Sultaniyegah İstanbulBeynun Akyavaş · Diyanet Vakfı Yayınları · 20075 okunma
7/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:48
Hastalık Hastası, Molière'nin (1622-1673) son eseri olup, ilk defa 1673 senesinde yayımlanır. Bu eserin şöyle hazin bir hikâyesi vardır: Moliére, 17 Şubat 1673 tarihinde, "hastalık hastası" oyununun ilk gösterimi sahnelenirken bizzat kendisi de başrol Argan'ı oynamaktadır. Argan, eserde de geçtiği üzere hastalık hastası olan ama aslında sapasağlam olan biridir. Oyun sahnede devam ederken Molière birden kan kusmaya başlar ve düşerek yere yığılır. Seyirciler bunu oyunun bir parçası zannederek ayakta alkışlamaya başlar fakat hakikat başkadır. Moliére alkışlar içinde sahneden alınır ve o gece saat 22.00 civarında veremden ölür. Çevrenizde ufacık başı ağrısa hemen hastaneye koşan insanlardan mutlaka vardır. İşte Hastalık Hastası eserinde Molière bu mevzuyu ve buna paralel olarak da tıp dünyasını hicvetmiş. Eser kısacık, sadece 94 sayfa. Ve bır çırpıda okunuyor. Mesajı da var, mizahı da. Daha ne olsun. Molière'nin daha önce birkaç tane daha eserini okumuştum. Bilhassa İnsandan Kaçan (Adamcıl) isimli eserini mutlaka tavsiye ederim. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Hastalık HastasıMolière · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 19628,1bin okunma
8/10
·1460 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:00
Henry Fielding (1707-1754), İngiliz roman, oyun ve de makale yazarı. Aynı zamanda hukuk eğitimi de almış olan Fielding bir dönem yargıçlık da yapmıştır. Metinlerinde hiciv ve mizahi unsurlar öne çıkıyor. Kendisinin en meşhur eseri ise okumuş olduğum Tom Jones isimli romanıdır. Tom Jones, ilk olarak 1749 senesinde yayımlanıyor. Yani üzerinden tam 277 sene geçmiş. O sebeple bu metin için tam bir klâsik diyebiliriz. Fielding, bu romanının her bir bölümünün girişinde okura hitap eden samimi bir üslup kullanmış. Zâten metin içinde de ara ara okura sesleniyor :) Ayrıca dil olarak mizahı da sık sık kullanmış. Bu da keyifli bir okuma deneyimi sağlıyor. Bazı yerler gerçekten çok komikti. Eserin hikâyesi ise oldukça alaka çekici. Gayrimeşru bir bebek bir soylunun odasına bırakılıyor ve Tom Jones'un hikâyesi buradan başlıyor. Son derece akıcı bir metin. Yalnız Tom Jones karakteri için çok iyi şeyler söyleyemeyeceğim, kendisinden pek haz etmedim. Ayrıca romandaki hemen her karakter parayı çok seviyor, yani karşılarına bir para fırsatı çıktı mı yelkenleri suya indiriveriyorlar. Ayrıca aşkları ve namusları da hayret edilecek cinsten. Meselâ bir karakter için şu ifadeler geçiyor: "Son derece namuslu bir adamdı; fakat aşk meselelerinde ahlâkı bir hayli düşüktü... kadınlara karşı mazur görülemeyecek bazı hainliklerde bulunmuştu." Yine meselâ diğer bazı karakterlerde de görüyoruz ki verilen söze sadık kalmakmış, şerefmiş, haysiyetimiş hiç ehemmiyeti yok. Varsa yoksa şahsî menfaat. Böylece İngilizlerin -çoğunlukla- ne cinste bir millet olduklarını anlamış oluyoruz. Ayrıca metinde bir başka dikkat çekici hususta şu ki: Karakterler ağızlarından çıkan kesin sözler ile mutlaka sınanıyor. Meselâ Amca Mr. Nightingale başka bir kızı namussuzlukla suçlarken kendi kızının asla böyle bir şey
Tom Jones (4 Cilt Takım)Henry Fielding · MEB · 1945243 okunma
8/10
·349 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 21:41
Umrandan Uygarlığa, Cemil Meriç'in ilk defa 1974 senesinde yayımlanan bir eseri. Eserin içi yine bilgi ile dopdolu. Evet bazı yerlerde seviye akademik bir düzeye çıkıyor ve buralarda okuyucu yoruluyor fakat Cemil Meriç kitaplarında mutlaka her yazanı anlamamız gerekmiyor, yani anladığımız kadarı da mühim bir katkı sağlıyor. Meselâ meyve ağaçları ile dolu bir bahçeye girdiğimizde bu meyvelerin hepsini yiyemeyiz ama bahçeden doymuş bir şekilde ayrılırız. Cemil Meriç kitapları için de bu misali verebiliriz diye düşünüyorum. Umrandan Uygarlığa 5 bölümden oluşuyor. Bölümlerin isimleri şu şekilde: I. Çağdaş Uygarlık Düzeyi En sevdiğim ve en çok işaretlediğim bölüm oldu. Yunan Mucizesi, Çağdaş Uygarlık Düzeyi, Hangi Batı, En Emin Yol, Batı Çıkmazı başlıklı yazılar çok iyiydi. II. Medeniyetlerin Ölümü Bu bölümde kitaba ismini veren Umrandan Uygarlığa isimli yazı da yer alıyor. III. Araftakiler Kendi Semasında Tek Yıldız isimli yazısında İbn Haldun'u işliyor Cemil Meriç. İbn Haldun kendisinin en sevdiği ve kitaplarında en çok bahsettiği ilim adamlarından biridir. Bu bölümde yer alan Zavallı Machiavelli isimli yazı da oldukça iyiydi. IV. İdeoloji En çok zorlandığım bölüm oldu. Bana akademik seviyede ve ağır geldi. Çok da alakamı çekmedi. V. Traduttore Traditore Bu bölümde Cemil Meriç'in bazı tercümeler ile alakalı tenkit yazıları yer alıyor. Namık Kemal'in Osmanlı Tarihi ve Cevdet Paşa'nın Tarih-i Cevdet isimli eserlerinin 1970'li senelerde yapılan tercümelerinin kısa tahlilini ve tenkidini yapıyor Cemil Meriç. Fikrî metinler de okumayı seven okurlara Cemil Meriç'in bütün kitaplarını tavsiye ederim. Herkese faydalı okumalar dilerim.
Umrandan UygarlığaCemil Meriç · İletişim Yayınları · 20112,097 okunma