Serdar Bozkır

Serdar Bozkır
@Serdarkbdl
Edebiyat Öğretmeni - Müzisyen
Yüksek Lisans
İzmir
19 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2019 22:08
Füruzan'ın okuduğum ilk kitabı oldu. Ve de iyi ki de okumuşum. Gerek anlatımıyla gerekse de hikayenin kendisiyle çok başarılı bir kitap olmuş. Dili ve anlatımı çok çok iyiydi ve de konusu da gerçekten insanı etkiliyor, sarsıyor. Bir insanın gençlik yıllarından hayatının son yıllarına kadar ki süreyi gözünüzün önünde film şeridi gibi bütün canlılığı ile görebiliyorsunuz. Ve zamanın acımasızlığını tabi ki de. İlk sevgilinin artık yanında olmasa bile ne olursa olsun bir insanın bütün yaşamını nasıl kapladığını görüyorsunuz. Sürekli içimden ah Mesaadet Hanım ah diye okudum kitabı. Kitapta zengin konak yaşamı ve de bu dünyanın mal mülk peşinde yiten mutsuz hayatları çok güzel yansıtılmış. İhtişam, görgü-görgüsüzlük, soy-sop, asalet gibi kavramlar çok güzel ve de inceden küçümsenerek işlenmiş kitapta. Kurtuluş savaşı, İzmir'in işgali fon olarak kullanılmış. Bir yanda sevdiklerini, hayallerini, gençliğini bırakarak savaşa, vatan savunmasına gidenler; bir yanda mal mülk derdine düşenler.Tabi kitabın ne konusu ne de teması bu. Ama kitabın konusu diyebileceğimiz; aşk ve bir insan yaşamının nerede manalandığı ve yetiştirilme şeklinin onun yaşamını nasıl etkilediği konusu bu fon ile öyle bütünleşmiş ki, eti kemiği olmuş. Spoiler vermemek için pek konuya değinmiyorum. Ama kitap gerçekten yaşam hakkında, insanın kendini nelere adaması gerektiği, yetiştirilme tarzının ne kadar önemli olduğu ve de ilk aşkın insan yaşamını son ana kadar ne kadar etkilediği konularında çok düşündürücü ve sarsıcı yoğunluk yaşatıyor. Gerçekten çok iyi bir kitap okudum. Tavsiye olunur.
Gül MevsimidirFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2022940 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ülkü Tamer - Alleben Öyküleri
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
Ülkü Tamer II. Yeni dediğimiz edebiyat kuşağı şairlerinden. Daha çok şairlik ve çevirmenlik yönüyle tanıdığımız Ülkü Tamer bir de hikaye kitabı yazmıştır. Dört kısacık ve sıcacık hikayeden oluşan bu kitap okuduğum en güzel hikaye kitaplarından. Kitap da çok kısa zaten. Hikayeler yazarın memleketi olan Gaziantep'te geçiyor. Alleben bir derenin adıymış bu arada. Samimi, sizi içine çeken biraz da yürek burkan hikayeler. Yer yer hüzne boğuluyorsunuz. Gereksiz salya sümük ajitasyon da yok ama. Canlı, hayatın içinde geçek kişiler. Ana karakterler de yardımcı tipler de gayet başarılı. Dili sade ve akıcı, çok yumuşak giden bir anlatımı var. Her hikaye bölümlerden oluşuyor. Bazı hikayelerde olaylar zamansal olarak ters verilmiş. Bazıları da dağınık bir biçimde anlatılmış. Zaman düz akmıyor yani, bir sonrası bir öncesi verilmiş kimi yerde. Yerel ağızlar sıkmayacak kadar az. Aslında yerel ağızları Antep'de çok kullanılsa da yazar sanırım okuyucuyu sıkmamak için fazla yoğun kullandırmamış kahramanlarına. Sıcacık dört güzel öykü. Tavsiye olunur.
Edebiyat
Alleben ÖyküleriÜlkü Tamer · Kırmızı Yayınları · 2010451 okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2018 22:55
Yılkı Atı, edebiyatımızda "Toplumsal Gerçekçi" ya da "Köy Romanı" diye adlandırılan roman türüne giriyor. Yaşar Kemal başata olmak üzere Orhan Kemal, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Kemal Bilbaşar ve Necati Cumalı gibi isimleri sayabileceğimiz bu roman geleneğinde yazarlar, sosyalist düşüncenin etkisiyle daha çok köylü-işçi sınıfının sorunlarını, geçim mücadelesini, emek savaşını anlatırlar. Yazarlar gerçekçi gözlemlerle yerel ağızları da yoğun bir şekilde kullanarak Anadolu köylüsünün sıkıntılarını göstermeye çalışırlar. Abbas Sayar, diğer Toplumcu Gerçekçi yazarlardan farklı bir yol izlemiş. Bu kez köylü sınıfının yaşamını, geçim derdini, zor iklim şartlarını, yaşlı bir atın emekli edilip doğaya kendi başının çaresine bakacak şekilde terk edilmesi sonucu yaşadığı zor durumları anlatarak göstermeye çalışmış. Bir yanda yılkı atlarının yaşamlarını, doğaya ve vahşi yaşama karşı hayatta kalma mücadelelerine tanık olurken diğer yandan Anadolu insanının geçim derdini, yoksulluğunu, bazen kişiliğindeki sertliği, umursamazlığını, acımasızlığını; bazen hayallerini, vicdani derinliğini, komşuluk değerlerini, yardımseverliğini görüyorsunuz. Abbas Sayar diğer Toplumcu Gerçekçi yazarlardan farklı olarak bir de Türk insanının dini değerlerini yadsımamış, onu görmezden gelmeyerek insanların günlük yaşamında ne kadar önemli ve doğal bir yer teşkil ettiğini göstererek çok başarılı bir şekilde romanın içinde eritmiştir. Hatta yine diğer yazarların aksine dindar kişileri ve din adamlarını yalancı üçkağıtçı gösterme çabası yerine; onların inançları dolayısı ile ne kadar vicdanlı ve yardımsever olduğunu Doru kısrağı iyileştirerek kurtaran yaşlı amca vasıtasıyla göstermiştir. Bir çok açıdan Köy Romanı örnekleri içerisinde en başarılı romanlardan biri olmuştur. Dili oldukça akıcı. Anlatım
Yılkı AtıAbbas Sayar · Can Yayınları · 19848bin okunma
Alper Kamu
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2018 22:32
Alper Canıgüz, kendilerine "Afili Filintalar" diyen edebiyat topluluğundan bir yazar. Yine kendisini aynı topluluk yazarlarından Murat Menteş sayesinde keşfettim. Bu kitap Alper Kamu serisi diye adlandıracağımız serinin ikinci kitabı.(1.kitap "Oğullar ve Rencide Ruhlar") Birinci kitaba göndermeler ve ortak kahramanlar olsa da ve de zamansal olarak onun devamı niteliği taşısa da ondan bağımsız çok rahat okunur bir kitap. Alper Kamu büyümüşte küçülmüş bir çocuk. Daha 5-6 yaşlarında olmasına rağmen erken okuma yazma öğrenmiş o kadar boyundan büyük laflar eden bir çocuk ki, bazıları onun çocuk değil de bir cüce hatta içine şeytan girmiş bir canavar olduğunu düşünüyorlar biraz da haklı olarak. Çocuğumuz biraz da fırlama, palavracı hatta küfürbaz, alkolik ve de intihara meyilli -bu açıdan küçük okuyuculara kötü örnek tabi- ama bir o kadar da kıvrak zekalı, çok okuyup araştıran, geniş bir kültüre sahip, lafı gediğine koymayı bilen; zayıfların, mazlumların yanında, yardımsever bir centilmen. Yaşından büyük dedik ya tabi ki yaşından büyük kadınlara aşık çapkın ve biraz da sapık. Kahramanımız bu kitapta yine boyundan büyük işlere karışıyor. İlk kitapta olduğu gibi cinayet çözme çabalarında başına türlü belalar açıyor. Bir yandan da kendi ailesinin geçmişini kurcalama derdinde. Tabi arayan mevlasını da bulur misali sonunda belasını buluyor. Büyük bir sürprizle karşılaşıyor; öğrendikleri hiç de hoşuna gideceği şeyler değil. Görüyor dünyanın kaç bucak olduğunu. Kitapta söylemeden geçemeyeceğim bir bölüm var: "Karanfil Kızın Hikayesi." Okuduğumda resmen dağıldım ve göz yaşlarımı bile tutamadım bu bölümde. Bağımsız bir hikaye değil ama şimdiye kadar okudum en vurucu, sarsıcı hikayelerden biri. Kitabın son bölümüyle de iyi bağlanmış bu hikaye. Kitabın dili ve anlatımı son derece
1000Kitap
Cehennem ÇiçeğiAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20137,8bin okunma