Alper Canıgüz, kendilerine "Afili Filintalar" diyen edebiyat topluluğundan bir yazar. Yine kendisini aynı topluluk yazarlarından Murat Menteş sayesinde keşfettim.
Bu kitap Alper Kamu serisi diye adlandıracağımız serinin ikinci kitabı.(1.kitap "Oğullar ve Rencide Ruhlar") Birinci kitaba göndermeler ve ortak kahramanlar olsa da ve de zamansal olarak onun devamı niteliği taşısa da ondan bağımsız çok rahat okunur bir kitap.
Alper Kamu büyümüşte küçülmüş bir çocuk. Daha 5-6 yaşlarında olmasına rağmen erken okuma yazma öğrenmiş o kadar boyundan büyük laflar eden bir çocuk ki, bazıları onun çocuk değil de bir cüce hatta içine şeytan girmiş bir canavar olduğunu düşünüyorlar biraz da haklı olarak. Çocuğumuz biraz da fırlama, palavracı hatta küfürbaz, alkolik ve de intihara meyilli -bu açıdan küçük okuyuculara kötü örnek tabi- ama bir o kadar da kıvrak zekalı, çok okuyup araştıran, geniş bir kültüre sahip, lafı gediğine koymayı bilen; zayıfların, mazlumların yanında, yardımsever bir centilmen. Yaşından büyük dedik ya tabi ki yaşından büyük kadınlara aşık çapkın ve biraz da sapık.
Kahramanımız bu kitapta yine boyundan büyük işlere karışıyor. İlk kitapta olduğu gibi cinayet çözme çabalarında başına türlü belalar açıyor. Bir yandan da kendi ailesinin geçmişini kurcalama derdinde. Tabi arayan mevlasını da bulur misali sonunda belasını buluyor. Büyük bir sürprizle karşılaşıyor; öğrendikleri hiç de hoşuna gideceği şeyler değil. Görüyor dünyanın kaç bucak olduğunu.
Kitapta söylemeden geçemeyeceğim bir bölüm var: "Karanfil Kızın Hikayesi." Okuduğumda resmen dağıldım ve göz yaşlarımı bile tutamadım bu bölümde. Bağımsız bir hikaye değil ama şimdiye kadar okudum en vurucu, sarsıcı hikayelerden biri. Kitabın son bölümüyle de iyi bağlanmış bu hikaye.
Kitabın dili ve anlatımı son derece