Yabancı bir ülkede olmak, altında insanın ailesinin, arkadaşlarının, meslektaşlarının yaşadığı, söyleyeceklerini orada çocukluğundan beri konuştuğu bir dilde kolayca
söyleyebileceği ülkenin sağladığı ağ olmaksızın, yerden çok yüksekte bir telin üzerinde
yürümek demekti.
Yerinin güçsüzlerin yanı, güçsüzlerin ülkesi olduğunu, ve onlara
güçsüz oldukları için, cümlelerin ortasında solukları tıkandığı için bağlılık göstermesi
gerektiğini anladı.
Üniversite mezunu ile kendi kendini yetiştirmiş kişi arasındaki fark, bilgi düzeyinden çok dirim gücü ve kendine güven düzeyinin yüksekliğinde ortaya çıkar.