İslam asla Roma'nın sahip olduğu türden aşırı merkezi bir kontrol modelini benimsememişti. Roma'da Papa, İslam'da ise halife vardı, ama ikincisi asla Papa gibi merkezden çevreyi kontrol altında tutabilecek dini bir güce sahip olmadı.
Şeytan, Hz. Adem'den bu yana 100 milyarın insan üzerinde uğraşmış, 124 bin peygambere karşı mücadele etmiş, Nemrut, Firavun, Haman, Karun, Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi azıl kâfirler yetiştirmiş, 120 bin sahabeye farklı farklı tuzaklar kurmuş, alanda Uzman ve son derece profesyonel bir düşmandır. Şeytan için nefsini terbiye etmiş, iradesini kontrol etmiş, günaha ve harama karşı keskin bir bilince sahip olmuş Müslüman bir genç, kırılması gereken ciddi bir düşman demektir. Savaşçılarını, en profesyonel elemanlarını, en yaşlı komutanlarını nefsiyle savaşmaya başlayan gençlere gönderir.Şeytanın binlerce yıllık deneyimlerini ve stratejilerini tek tek gözden geçirir.Belki günlerce o gençlerle ilgili araştırma ve analizler yapar.Bütün zaaflarını ve açıklarını araştırır. Göndereceği iğva, hile ve desiselerini toplayıp büyük bir saldırı düzenler. İşte bu nedenle Müslüman gencin nefis terbiyesi ve iradesi. kontrol yolundaki en önemli işlerden birisi de bu sinsi düşmanı araştırmak ve onun yöntemine karşı hazırlıklı olmaktır.
Âlim sanma, her gideni mektebe;
Ahlak yoksa, yok ilimde mertebe.
Ne farkeder.. Tut ki cübbe giydirsen;
Pâye versen, kitap yüklü merkebe?
Cengiz Numanoğlu