Olmaz Olsun Bu Samimiyetsiz Düzen
Hiç kimse yerinde değil. Olması gerektiği gibi değil. Herkes, her şeyi kullanır olmuş...
Biliyorum kardeşim; kimi inancını kullanıyor. “Benim çıtam hafızlık,” diyor; lakin onunla dünyalığı hatim etmiş oluyor...
Kimisi bedenini kullanıyor. Manken edasıyla bu dünyanın zevcesi olurken, cehennemin odunu olduğunun farkına bile varmıyor...
Söylenen hiçbir hak, aslında önemli değil. Hiçbir hak, gerçek anlamda kabul görmüyor...
Ücretin alındığı yer sadece girişler... Giriş nasılsa, sen ondan ibaretsin. Kimse ne hakkı tanıyor ne de samimi duyguları...
Her gelen sahte.
Her geçen, sonlu bir ömür için sonlu metalara talip...
Bedenindeki her nokta sonlu. Bırak artık bu Firavunlaşmış egoyu...
Bırak artık Nemrut’tan numune havayı... Bırakın...
Cebinizi ve gözünüzü değil; gönlünüzü doyuracak varlıklara sahip çıkın...
Her geçen gün, belki de samimi bir insanı daha mahvediyor, onu yavaş yavaş öldürüyorsunuz... Sonra suçu yine ona atıyorsunuz.
“Canına kıydı, cehennemlik,” diyorsunuz...
Peki hayatı ona cehennem edenin siz olduğunu hiç düşündünüz mü?
Hayır, düşünmediniz...
Ve biliyorum ki bu yazıyı sonuna kadar okumayanlar da oldu.
Niye okumadığınızı da biliyorum...
Çünkü ben sizi anlattım.
Selametle.
Serhat Tekin
16.02.2026 ✨✍️