📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok fazla kafaya takarsanız, herkesi ve her şeyi kafaya takarsanız, sürekli rahat ve mutlu olmaya hak kazandığınızı düşünürsünüz, her şey tam da sizin istediğiniz gibi olacaktır. İşte bu düşünce hastalıklıdır ve kanınızı emer. Her tersliği haksızlık, her mücadeleyi başarısızlık, her tutarsızlığı kişisel bir eksiklik, her anlaşmazlığı ihanet olarak görmeye başlarsınız. Kafatasınızın boyutlarındaki küçük cehenneminize kısılırsınız, her şeyi kendinize hak görerek durmadan yaygara kopartırsınız, kendi Cehennemden Geri Bildirim Döngünüzün içinde daireler çizip durursunuz, sürekli hareket halindesinizdir, ama hiçbir yere varamazsınız.
Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
Cahit Sıtkı Tarancı
Markette olduğunuzu düşünün, yaşlı bir kadın kasiyere bağırıp çağırıyor, otuz kuruşluk indirim kuponunu kabul etmediği için canına okuyor olsun. Kadın neden bunu mesele yapmış ki, sadece otuz kuruş.
Size söyleyeyim: Muhtemelen o kadının evinde oturup o kuponları kesmekten daha iyi bir meşgalesi yoktur. Yaşlı ve yalnız bir kadın. Çocukları onu asla ziyaret etmeyen vefasızlar. Otuz yıldan fazladır sevişmemiş. Ne zaman osursa feci bir bel ağrısı çekiyor. Emekli maaşı yeterli değil ve muhtemelen yetişkin bezi bağlayarak ölecek.
Kuponları kesiyor. Hayatında başka bir şey yok. O ve o kahrolası kuponlar. Sadece o kuponları kafasına takabilir çünkü kafasına takabileceği başka hiçbir şey yok. Suratı sivilce içinde olan on yedi yaşındaki kasiyer kuponunu almayı reddedince, kasasının kayıtlarını şövalyelerin bakirelerin saflığını koruduğu gibi koruyunca, büyükannenin neden patladığını anlayabilirsiniz. Seksen yıllık hayal kırıklıkları bir anda "benim zamanımda" ve "insanlar karşısındakine daha fazla saygı gösterirlerdi" fırtınasıyla boşanır.