Bulgaristan’daki Türk ve Müslüman soydaşlarımın yaşadıklarını okurken içim sızladı.
Acaba o günlerde ben yaşasaydım, kaldırabilir miydim bu kadar acıyı?
Kendimi tanıyorsam… büyük ihtimalle bütün o olayların tam ortasında olurdum.
Ama yine de düşünüyorum; o kadar baskının içinde ben de adımı (Şerife Şimşekova) inkâr eder miydim?
Direnen İlay vardı, ama Mehmet Ali…
O, Bulgar olmayı tercih etti.
Ve ben o an dedim ki:
“Öl Mehmet Ali, gerçekten öl…”
Çünkü bazen yaşamaktan da zor olan şey, kendin olmaktan vazgeçmektir.