Şiddetli yağmurdan sundurmanın altına sığınmış onca insanın her birinin söylemek istediği bir şey vardı, bu şey havayla ilgili değildi (an itibarıyla havanın yorum yapılacak bir tarafi kalmamıştı), hayatlarına dair, büyük olasılıkla da düş kırıklıklarına dairdi, çünkü neşe uzun uzadıya üstünde durulamayacak kadar kısa ömürlüdür.
Üstelik babamın karısının kendisine en çok benzeyen kişiyi, bir kız çocuğunu, bir kadını öyle çok da önemsememesi son derece normaldi, tersi olsaydı asıl o dikkat çekici olurdu; bizim gibiler için bize en çok benzeyeni küçük görmek neredeyse doğanın kanunuydu.