Serkan Horuz

Serkan Horuz
@Serkanhrz
“Aldanmak yaptığımız her işte şaşmaz yazgısı hepimizin. Her sabah parlak işler tasarlar, gün boyu budalalık ederim.” – Voltaire 
Lisans
Gaziantep
Gaziantep
27 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2020 00:31
Bu kitaptan anladığım ilk olarak çoğumuzun da yapmış olduğu gibi sevmediğimiz kişilere katlanmamız bir çıkar sağlamak amacıyla mı ya da başka neden den ötürü mü bunu söyleyemediğimiz olmuştur.Sevmediğimiz kişiye onu sevmediğimizi söyleyemeyiz,anlamasını sağlarız veya yumuşatarak söyleriz oysa kitaptaki baskarakterimiz bu konuda oldukça açık sevmediğine sevmediğini söylüyor arkadaşlık onun için bir sey ifade etmiyorsa arkadaş olalım mı diyen birine farketmez diyerek cevaplıyor.Hatta onla evlenmek isteyen birine karşı da farketmez diyor.Aklından geçen neyse ne hissediyorsa onu dile getirdiği için bu oyunun içinde yer almadığı için haliyle yabancılık çekiyor. İkinci olarak ise insanın herseye alışacağından bahsediliyor.Karakterimiz suçundan dolayı hapise atıldığında çok çabuk bir zamanda alışıp hatta mutlu bile oluyor hatta onu ceza olarak bir ağacın içine koysalar bile alışacağından bahsediyor.Dostoyevski nin cok güzel bir sözü var bu konuda Önce biraz ağladılar ama alıştılar şimdi aşağılık insanoğlu her seye alışır diye.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
Reklam
10/10
·352 syf.··
2020 15. kitabı
Çok güzel bir kitap.Ben 5 6 gün içinde okuyup bitirdim.Bende şöyle bir his bıraktı.Yavaş yavaş böyle bir dünyaya gittigimiz hissini bıraktı.Özelliklede bu virüs sürecinde Çin de olan herkesi izleme olayıyla bir adım daha yaklaştık kitaptaki dünyaya.Çin virüsü kontrol etmek amacıyla ülkenin dört bir tarafına kamera yerleştirip sosyal mesafeye uyulması için milyonlarca insanı izledi ve bunu virüs sürecinden sonrada devam ettirebilir ve bu siyasi amaçlar icinde kullanılabilir.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
10/10
·196 syf.··
2020 14. kitabı
Öncelikle kitabı çok beğendim çok sade bir dili var ve cok akıcı tek seferde okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Kitapdan bahsedecek olursam bir adada mutlu mesut kavgadan siyasetten işten güçten uzak bir sekilde yaşayan 40 aileden bahsediliyor.Sonra bu evlerden birinin boşalmasiyla eskiden başkan olan biri taşınıyor. Ve adadaki bu durumu beğenmiyor medeni olmadıklarını söylüyor ve bir takım önlemler alınması gerektiğini bir takım düzenlemeler yapacağını söylerek o güzel adayı tamamen bir harabeye çeviriyor Kitapta anlatılmak istenen demokrasi karşıtlığı diyemeyiz bence çünkü başkan kötü bir lider ve yaptıkları tamamen saçmalık üstüne çok düşünülmeden sorunlara karşı akla gelen ilk fikirle ilerlemek diyebiliriz.Bir konsey var ama o konsey başkan ne derse o yönde hareket ediyor.Halka zaten fikir sorulmuyor.Karşı çıkanlarla ise başkan bizzat ilgileniyor.
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma