Bir hafta önce, üzerinde ikinci bir defa düşünmeyeceği bir dize vardı: ''Tanrı' nın çılgın aşığı bir öpücüğe ölüyor. '' Bu dize şimdi zihnini kurcalayıp duruyordu. Bu dizenin ne güzel bir şey olduğunu düşüdü ve gerçekliğine hayran oldu. Ruth'a bakarken de onun bir öpücüğü ile seve seve ölebileceğini anladı. Kendisinin Tanrı'nın çılgın aşığı olduğunu hissetti;hiçbir şövalyelik rütbesi, ona bundan daha fazla gurur veremezdi. Sonunda yaşamın anlamını veya niçin doğduğunu anlamıştı.