S.

Etrafımdaki her şey hapishane; hapishaneyi hem insan hem de parmaklık ya da sürgü olarak görüyorum. Bu duvar taştan bir hapishane, bu kapı tahtadan bir hapishane, bu zindancılar insan kılığına girmiş bir hapishane. Hapishane yarısı eve, yarısı insana benzeyen korkunç, kusursuz ve yekpare bir varlık. Onun tutsağıyım; beni kuşatıyor, beni bütün kıvrımlarıyla sıkı sıkı sarıyor; beni granit duvarlarının içine kapatıyor, beni kilit altında tutuyor ve beni zindancının gözleriyle gözetliyor.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ya bağışlansaydım? Bağışlanmak mı? Kim tarafından? Hangi gerekçeyle ve nasıl? Beni bağışlamaları mümkün değil. Her zamanki gibi: Örnek olsun! diyecekler.
Avukat bana ne diyordu? Kürek mahkümiyeti! Tabii, evet, ölmeyi bin kez tercih ederim! Kürek mahkümiyeti yerine giyotin sehpasını, cehennem yerine hiçliği, boyunduruk yerine boynumu giyotinin bıçağına teslim etmeyi yeğlerim! Kürek mahkümiyeti, aman Tanrım!

S.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·1552 syf.·
13 günde okudu
·
2025 25. kitabı
Alexandre Dumas
9.4/10 · 37,2bin okunma
Artık Ortaçağ’da yaşamıyoruz sevgili dostum, artık Saint-Vehme ya da mason yargıçlar yok; o insanlara neyi soracaksınız ki? Sterne gibi, “Vicdan, benden ne istiyorsun?” mu diyeceksiniz? Sevgili dostum, uyuyorlarsa bırakın uyusunlar ya da uykusuzluklarında tükenip gitsinler ama Tanrı aşkına, uyumanızı engelleyecek vicdan azapları olmayan siz uyumanıza bakın.