Her şeyden şüphe duyup gördükleriyle hissettikleri arasında gidip gelirken kendi kendine yanıtını bulamadığı şu soruyu sorup duruyordu: “Bu bensem, olup bitenler gerçek mi? Bunlar gerçekse, bu ben miyim?”
Benliğimi çürümüş lekeler, gittikçe yayılıp duran kapkara süngerler kaplıyordu. Ve ötelerde gökyüzünde Tanrı oturuyor, gözünü benden ayırmıyor, yıkılıp gidişimin sanatın bütün kurallarına uygun biçimde, yavaş ve sürekli, zaman ölçüsünü aksatmadan olacağını önceden görüyordu.