Selim Servan Demirel

Tanıklık bilmek demekti. Kalplerde olanı bilmek ise ağır bir yük... çünkü bilgi, öldürücü savaş silahları kadar tahripkâr olabiliyordu bazen.
Reklam
Bu öyle bir hastalık ki hasta olan bu hastalıktan zevk alıyor ve kurtulmak, derman bulmak istemiyor. Öyle bir acı ki aşk sahibi bunu arzu ediyor ve aşk derdine uğrayan uğrayan kişi bir daha iyileşmek istemiyor. Acı çeken acıdan kurtulmayı dilemiyor.
Yağmurlu ikindilerde görülen hüzünlü bir rüya gibiydi hayat.
Insanlar hep güçten yana tavır koyarken kalplerindekini daima saklıyorlardı.
Ah be hayat. Neden bu kadar acımasızsın ki!? Hayallerimiz vardı oysa! Ne değişirdi ki "biz" olsaydık? Kimin nesi eksilirdi ki? Ne olurdu bedenlerimiz ve ruhlarımız aynı yerde aynı anı yaşasaydı? Bu kadar incinmeseydik keşke, ve bu kadar zor olmasaydı nefes alıp vermek. Içim, dışım, yüreğim, boğazım cam kırıkları ile dolu sanki. Karanlık kucak açmış, bedenim yorgun, gözlerimi kırpsam kaybolacakmış ve bir daha hiçbir zaman doğmayacakmış gibi "ROJ"... @Servan_
Şiir
Reklam