Nasıl unutabilirdim? Gözlerim açık,kapalı; uykuda,uyanık, karşımdaydı o. Odamın duvarındaki pencereden, dışarıya açılan o dört köşe delikten doğru, insanın zihnini, mantığını kaplayan gece gibi, gözümün önündeydi hep.
Bense onun gözlerine muhtaçtım,bir bakışı yeterdi; felsefenin bütün müşküllerini, teolojinin bütün muamlarını çözmeme yeterdi. Bir bakışı,diğer rumuz ve sırları alırdı benden, açardı.