Gözlerinin parıltısına, rengine, kokusuna, hareketlerine öylesine aşina idim ki, ruhlarımız önceki hayatta, cisimsiz maddesiz bir alemde karşılaşmış da tek asıldan, tek maddeden oluşmuş, böylece bizim yeniden birleşmemiz adete kaçınılmaz olmuştu.
Hayatımın kıvılcımı,bu ışıltılı esrarlı gözlerin derinliklerinde kaybolup gitmişti. Bu çekici ayna, bütün benliğimi, insan düşüncesinin kavrama gücünden aciz kaldığı bölgelere almış götürmüştü...