Hiçbir şey öğrenilenmeyeceğini öğrenmek için hayli zaman harcadım ve harcıyorum hâlâ dostum Govinda; şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiçbir şey öğrenemeyeceğim oldu. İnanıyorum ki, bizim ‘öğrenme’ dediğimiz şey gerçekte yok.
Kitabi cok begendim. Hesse’den okudugum ilk kitapti. Nasil anlatacagimi, ifade edecegimi tam olarak bilememekle beraber kisaca Siddhartha’nin kendini arayis oykusu, bu yolda basindan gecenler, tecrubeleri, ogrendikleri anlatilmis. Kitabin arka kapaginda Hesse soyle demis:”bu kitapta, tum dinlerde, insanlarin benimsedigi tum inanis bicimlerinde ortak olan yani, tum ulusal ayrimlari asan, tum irklarin, tum bireylerin benimseyebilecegi seyi yakalamaya calistim.” Bunu gercekten de basarabilmis bence. Kitap her ne kadar Budizm felsefesi ve ogretileri ekseninde ilerse de yazilanlar, anlatilanlar her irka, ulusa, inanisa uyarlabilir diye dusunuyorum. Kitaptan alinacak cok fazla ders var. iyi ki okumusum. Fakat Budizm hakkinda hicbir bilginiz yoksa onden ufak bir arastirma yapmanin faydali olacagini dusunuyorum.
SiddharthaHermann Hesse
Kadın zekası kadar kendi içinde çelişkili bir şey yoktur. Kadınları herhangi bir şeye ikna etmek çok zordur, onları kendi kendilerini ikna edecek bir noktaya kadar getirmek gerekir.
Siz erkekler bir bakışın, bir el sıkmanın insana vereceği hazzı, mest olma duygusunu anlayamıyorsunuz... Bense, yemin ederim, sesin kulağıma çalındığında öylesine derin, öylesine acayip bir bahtiyarlık duyuyorum ki, en ateşli öpüşmeler bile onun yerini tutamaz.