Biliyor musun, Charles Butler için üzülüyorum, diye ekledi Martin. "İşin doğrusunu bilemeyecek kadar gençmiş, yine de yılda otuz bin dolar kazanma uğruna kendini yaşamaktan mahrum etmiş. O otuz bin doların toplamı, çocukken biriktirdiği on sentle satın alabileceği bir şekeri, fıstığı ya da bir sinemanın veya tiyatronun balkon katındaki bir koltuğu bugün alamaz."
Martin düşüncelerinde hep gizli bir yaşam sürdüğünü hatırladı. Bu düşünceleri paylaşmaya çalışmış ama bunu anlayabilecek bir adamı-kadını- asla bulamamıştı.
Okuduğu birçok kitap huzursuzluğunun daha da artmasına neden oldu. Her kitabın her sayfası gerçeklik diyarına açılan bir gözetleme deliğiydi.
Açlığı okuduklarıyla beslenip daha da artıyordu. Ayrıca nereden başlayacağını bilmiyordu ve sürekli hazırlıksız oluşunun ceremesini çekiyordu
Felsefe kitaplarını duymuştu ama bu konuda bu kadar çok şey yazıldığını düşünmemişti. Büyük, ciltli kitapları taşıyan tıka basa dolu raflar Martin'i hem aciz hissettirdi hem de gayrete getirdi.